Sayfa 1 Toplam 2 Sayfadan 12 SonuncuSonuncu
Toplam 15 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 10 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: ÖZ.US.CEZALARI UZLAŞMA KAPSAMINA ALINMALIDIR

  1. #1
    Müdavim Üye
    Üyelik tarihi
    18.Kasım.2005
    Nereden
    İzmir
    Mesajlar
    1,432
    <B style="mso-bidi-font-weight: normal">ÖZEL USULSÜZLÜK CEZALARI UZLAŞMA KAPSAMINA ALINMALIDIR.<?: prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-comfficeffice" />[/B]

    <B style="mso-bidi-font-weight: normal">Özel Usulsüzlük Cezaları (Tarhiyat Sonrası) Uzlaşma Kapsamına Alınmalıdır.[/B]
    <B style="mso-bidi-font-weight: normal">[/B]
    Vergilendirme hataları uzlaşma nedeni olduğundan özel usulsüzlük cezası tarhiyat öncesi uzlaşma yoluyla yargı yoluna başvurmadan idari aşamada çözümlenebilmelidir. İdare bu tür özel usulsüzlük cezasını gerektiren fiiller için basit rapor veya ön rapor da düzenleyebilir. Vergi Usul Kanunun 366. maddesinin son fıkrası uyarınca idarenin kanuna ve hukuka aykırı rapor düzenlemeden ceza ihbarnamesi kesme işlemi basit “şekil ve usul” hataları denilerek geçiştirilemez. Çünkü idare hukukunda şekil esastır. Ceza kesme yetkisini usule aykırı kullanan davalı idarenin fonksiyon gaspı vardır.

    İdarenin ceza kesme yetkisini kullanmadan önce cezayı gerektiren fiili, Vergi Usul Kanunun Cezayı Gerektiren Olayın Tespiti kenar başlıklı 364. maddesinde öngörülen şekilde rapor ile tespit ederek ve de rapor düzenlemeden önce, Vergi Usul Kanunun Ek 11. maddesi uyarınca, tarhiyat öncesi uzlaşmaya davet etmelidir.

    <B style="mso-bidi-font-weight: normal">(Tarhiyat Sonrası) Uzlaşma Yönetmeliğinin 2. Maddesi Kanuna ve Anayasaya Aykırıdır:[/B]
    Vergi Usul Kanununun Ek 1. maddesi gereğince Maliye Bakanlığının usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarını uzlaşmanın kapsamına alıp almama gibi bir yetkisi yoktur. Vergi Usul Kanununun Ek 1. maddesinin son fıkrası gereğince yasa koyucunun “<B style="mso-bidi-font-weight: normal"><I style="mso-bidi-font-style: normal">…uzlaşmaya konu edilebilecek vergi, resim ve harçların belirlenmesi,.. Maliye Bakanlığınca çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenir…”[/I][/B] hükmünce Maliye Bakanlığına aynı madde ile yönetmelik çıkarma yetkisi verilmiştir. Ancak yönetmelik ile sadece; <B style="mso-bidi-font-weight: normal"><I style="mso-bidi-font-style: normal">…uzlaşmaya konu edilebilecek vergi, resim ve harçların belirlenmesi,.. [/I][/B]yetkisi verilmiştir.

    Özel Usulsüzlük Cezası, bir vergi, resim ve harç değildir. <I style="mso-bidi-font-style: normal">“Vergisel para cezaları da kamusal güce dayalı olarak alınan meblağlar olmasına rağmen gelir sağlanması amacını gütmezler. Suçu önleme ve suçtan vazgeçirme işlevine sahiptirler. Bu nedenle vergi cezaları mali yüküm değildirler.”[/I] Selim KANETİ, Vergi Hukuku, 2. bası, s.5,

    Kanun koyucu pek çok vergi kanunu maddesinde “ve benzeri mali yükümlülük” ifadesini bu kanun maddesinde kullanmamasını da Maliye Bakanlığına uzlaşma kapsamına alınacak cezaların belirlenmesi yetkisini sınırlandırmak amacıyla koymadığını düşündürmektedir.

    Vergi cezalarının teknik anlamda vergi olmadığı görüşünde olanlar da vardır. “Vergisel para cezaları da kamusal güce dayalı olarak alınan meblağlar olmasına rağmen gelir sağlanması amacını gütmezler. Suçu önleme ve suçtan vazgeçirme işlevine sahiptirler. Bu nedenle vergi cezaları mali yüküm değildirler” şeklindeki dava dilekçemde de belirttiğim görüşler dikkate alındığında, vergi cezalarının hangisinin kapsam içinde hangisin kapsam dışında bırakılacağı yönünde Maliye Bakanlığına bir yetki verilmediğini görülecektir.

    Usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları da teknik anlamda birer vergi olmadığından uzlaşmaya konu olup olamayacağı da Maliye Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle belirlenemez.<BR style="mso-special-character: line-break"><BR style="mso-special-character: line-break">
    Kanunlarla idari kuruluşlara tanınan düzenleme yetkisi Anayasanın 124 üncü maddesinde belirlenen kapsam ve sınırlan aşmayacaktır. Anayasanın 124 üncü maddede aynen, <I style="mso-bidi-font-style: normal">“Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler” [/I]denilmektedir.

    Maddede yer alan <B style="mso-bidi-font-weight: normal"><I style="mso-bidi-font-style: normal">“kanunların uygulanmasını sağlamak”[/I][/B] ibaresini, İdarenin yapacağı yönetmelik ya da benzeri düzenlemelerle, bir kanun hükmünü değiştirebilecek ya da onun kapsamını daraltıp genişletebilecek ölçüde geniş bir yetkinin tanınması anlamında nitelemek mümkün değildir. Kanunla idareye tanınan düzenleme yetkisinin, en azından yürürlükte olan tüm kanunların hükümlerine ve bu hükümlerin kanun koyucu tarafından belirtilmiş bulunan bağlayıcılık kurallarına aykırı olmaması yine Anayasanın 124. maddesinde “şart” olarak öngörülmüştür. İdare, tüm diğer işlemlerinde olduğu gibi, düzenleyici işlemlerinde de herhalde kanunlara uymak ve onun çizdiği sınırlar dışına çıkmamak zorundadır. Yönetmelik ve/veya bazı yönetmeliklerin bazı maddelerinin iptalleri için verilen sayısız yüksek yargı kararlarından sadece birisinin özetini vermek yeterlidir sanırım.
    Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu’nun 1995/346 E. ve 1997/509 K. sayılı kararında özetle, ” “kanunda mevcut olan kural aşılarak ve kanun ile belirlenen amaca aykırı olarak yönetmelikle düzenleme yapılamayacağı” belirtilmiştir.

    Dolayısıyla idarenin Kanuna ve Anayasaya aykırı olarak yönetmeliğin 2. maddesine dayanarak, Vergi Usul Kanununun hangi maddesine aykırı olduğunu açıklamadan, iç genelgeye göre, uzlaşma taleplerini reddetmesi ağır ve bariz yetki tecavüzüdür. 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 7/4. uyarınca <I style="mso-bidi-font-style: normal">“Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz.”[/I]

    Tarhiyat öncesi Uzlaşma Yönetmeliğinin 2. maddesince uzlaşmaya konu edilecek vergi aslına bağlı olmaksızın kesilen usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarının tarhiyat sonrasında da uzlaşma kapsamına alınmayarak sınırlandırılması için hiçbir kanuni neden yoktur.

    Tam tersine idare, yargı ve mükellef hakları açısından da pek çok yararı vardır. Üstelik Vergi Usul Kanunu sonradan getirilen tarhiyat öncesi uzlaşmadaki haklardan, 1963 tarihli ve 205 sayılı Kanun ile getirilmiş bulunan tarhiyat sonrası uzlaşmada yararlanılamaması ceza hukuku açısından lehe olan kanun hükmünün uygulanmaması hukukun evrensel ilkelerine de aykırıdır.

    Mefhumu muhalif, (karşıt kavram) den bir yorum ile kanun maddesi hükmü hangi vergi ve cezaların uzlaşmaya konu edilemeyeceğini saymış ise, kanun hükmünde sayılmayan diğer vergi ve cezalar uzlaşma kapsamındadırlar. Kanuni düzenlemeye de ihtiyaç bulunmamaktadır.

    Ayrıca, Vergi Usul Kanunun Muhtelif Cezayı İstilzam Etmesi kenar başlıklı 336. maddesi uyarınca yapılacak kıyaslamada vergi ziyaından fazla olan usulsüzlük cezası varsa uzlaşılabilmektedir.

    Öte yandan, 5736 sayılı Bazı Kamu Alacaklarının Uzlaşma Usulü İle Tahsili Hakkında Kanunun 1/1. maddesinde de vaz edildiği gibi, Vergi Usul Kanunun 359. maddesinde belirtilen hapis cezasını gerektirir fiillerle vergi ziyaına sebebiyet verilmesi halinde, tarh edilecek vergilerle kesilecek usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları dahil Vergi Usul Kanunun 344/2. maddesince kesilen vergi ziyaı cezaları hem tarhiyat sonrası uzlaşmaya, hem de tarhiyat öncesi uzlaşmaya konu edilemeyecektir.
    Tarhiyat Öncesi Yönetmeliğe dayanak bu maddenin düzenlenmesinde parantez içi hükümle yalnızca (359 uncu maddede yazılı fiillerle vergi ziyaına sebebiyet verilmesi halinde tarh edilecek vergi ve kesilecek ceza ile bu fiillere iştirak edenlere kesilecek ceza hariç) şeklinde tarhiyat sonrası uzlaşmaya göre usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarını da kapsamına aldığı ve 5736 sayılı Kanun ile, her iki uzlaşma türü için de paralellik sağlandığı görülmektedir.

    Vergi Usul Kanunun Kanun koyucu açık olarak, ( 359 uncu maddede yazılı fiillerle vergi ziyaına sebebiyet verilmesi halinde tarh edilen vergi ve kesilen ceza ile bu fiillere iştirak edenlere kesilen ceza hariç) parantez içi hükmü ile, hangi vergi ve cezaların uzlaşma kapsamına alınamayacağını düzenlemiştir.


    Anayasanın <B style="mso-bidi-font-weight: normal">Kanun önünde eşitlik[/B] kenar başlıklı 10. maddesinin sonuncu fıkrasındaki<I style="mso-bidi-font-style: normal"> “<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.”[/B] [/I]hükmüne aykırı işlem yapılmıştır der iken, idare istediğini incelemeye alarak istediğini ise incelemeye almadan ceza ihbarnamesi kesemez.
    <B style="mso-bidi-font-weight: normal">[/B]
    , D.3.D. 30.09.1986, E: 1986/466, K:1986/1809 kararında; özetle<B style="mso-bidi-font-weight: normal"> <I style="mso-bidi-font-style: normal">“Özel usulsüzlük cezasının uzlaşma kapsamında bulunmadığı yolunda kanun da kesin bir hüküm olmayıp kanunun yoluna mütehammül olması ve olayda 213 sayılı kanuna 205 sayılı kanunla eklenen ek 5.maddede sayılan uzlaşmanın temin edilememesi hallerinin de bulunmaması sebebiyle uzlaşma komisyonu kararının uzlaşmanın vaki olmaması olarak kabul edilerek davanın esastan incelenmesi gerekirken süreden reddinde isabet görülmediği hk.&lt; ”[/I] [/B]gerekçesinde ise;
    … <I style="mso-bidi-font-style: normal">213 sayılı Vergi Usul Kanununa 205 sayılı kanunun 22.maddesiyle eklenen uzlaşmanın mevzuu başlıklı ek 1.maddede, re'sen veya ikmalen tarh edilen vergilerle bunlara ilişkin vergi cezalarının tahakkuk edecek miktarları mevzuunda, idarenin 6 bend halinde sıralanan hususlarda, bu bölümde yer alan hükümler dairesinde mükellefler ve cezaya muhatap olanlarla uzlaşabileceği, sıralanan hususların 3. bendinde, vergi ziyaına sebebiyet verilmesinin veya usulsüzlük fiilinin işlenmesinin, mükellefler veya ceza muhatabı tarafından, kanun hükümlerine gereği kadar nüfuz edememekten ileri geldiğinin iddia olunması, 4.bendde de, müphem, yoruma mütehammil bulunan hususlarda mükellefine ve cezaya muhatap olanların yanılmış bulunmaları hali sayılmıştır. [/I]………<I style="mso-bidi-font-style: normal">[/I]
    <I style="mso-bidi-font-style: normal">… yukarıda açıklanan kanun maddelerinden anlaşılacağı üzere özel usulsüzlük cezasının uzlaşma kapsamı içinde yer almadığı yolunda kesin hüküm bulunmamakla birlikte, konunun yoruma mutehammil olması ve olayda ek 5.maddede sayılan uzlaşmanın temin edilememesi hallerinin de bulunmaması sebebiyle uzlaşma komisyonu kararının uzlaşmanın vaki olmaması olarak kabul edilerek davanın esastan incelenmesi gerekirken davanın yazılı gerekçe ile süreden reddinde isabet görülmemiştir.[/I] görüşüne dayandırılmıştır. Yine aynı Danıştay 3. Dairesinin 10.03.1998, E: 1996/5235, K: 1998 / 783 sayılı kararının gerekçesinde “<I style="mso-bidi-font-style: normal">Kanunda özel usulsüzlük cezasının uzlaşma kapsamında bulunmadığı yolunda bir düzenleme yapılmamış olması nedeniyle Kanunun yoruma mütehammil bulunması sebebiyle diğer tarhiyat hakkında uzlaşmanın vaki olmaması halinde kullanılabilecek olan 15 günlük ek dava açma süresinin özel usulsüzlük cezası için de geçerli bulunacağı yolundaki Dairemiz kararları uyarınca[/I]” görüşüne yer verilmiştir.

    Danıştayın VDD 09.02.2001 tarih ve E: 2000 /290, K:2001/67 sayılı kararına dayanak alınan; <I style="mso-bidi-font-style: normal">“Danıştay Tetkik Hakimi Ali ALPAN'ın Düşüncesi : 213 sayılı Vergi Usul Kanununun Ek madde 1'de 4008 sayılı Yasayla yapılan ve 1.1.1995 tarihinden itibaren yürürlüğe giren değişiklikle kaçakçılık cezalı tarhiyatların uzlaşmanın konusunu oluşturmayacağı kuralı getirilmiştir. Yasanın gerekçesinde de bu durum belirtilmiş, yine 268 sayılı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde de konu açıklığa kavuşturularak kaçakçılı cezalı tarhiyatların uzlaşmanın mevzuuna girmeyeceği belirtilmiştir.
    Öte yandan Ek madde 7 de öngörülen 15 günlük sürenin uzlaşmanın vaki olmaması halinde uygulanması söz konusu olup, olayda da böyle bir durum söz konusu değildir. Tarhiyatın uzlaşma mevzuuna girmediği yolundaki işlem ancak idari davaya konu edilebilir.
    213 sayılı Yasanın uzlaşma ile ilgili kurallarında, özel usulsüzlük cezası ile ilgili bir düzenleme yer almamaktadır. Bu durumda söz konusu ceza uzlaşma mevzuuna girmektedir.”[/I] şeklindeki görüşü ile, <B style="mso-bidi-font-weight: normal">özel usulsüzlük cezaları uzlaşma kapsamındadır [/B]yolundaki iddiamı paylaşmaktadır.

    SMM
    YALÇIN ÖNDER
    35yalcin.onder@gmail.com

  2. #2
    Üye
    Üyelik tarihi
    21.Mart.2007
    Nereden
    İzmir
    Mesajlar
    87
    [img]smileys/smiley32.gif[/img]
    [img]smileys/smiley32.gif[/img]

  3. #3
    Müdavim Üye
    Üyelik tarihi
    18.Kasım.2005
    Nereden
    İzmir
    Mesajlar
    1,432
    Değerli forumdaşlar,
    Az önce bri forumdaşımızdan, özelden bir mesaj aldım.

    "Sayın ÖNDER<?: prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-comfficeffice" /><?: PREFIX = O /><O:P></O:P>
    <O:P></O:P>
    Resmi buraya kopyalayamıyorum. <O:P></O:P>
    E-beyanname onaylama aşamasındaki “mükellef grubu” ayrıca <O:P></O:P>
    * 213 sayılı v.u.k 352/334 madde kapsamında kesilen cezaya aynı kanunun 376. maddesine istinaden ceza indirimi talep ediyorum<O:P></O:P>
    * 213 sayılı v.u.k mükerrer 355. madde kapsamında kesilen cezaya aynı kanunun 376. maddesine istinaden ceza indirimi talep ediyorum<O:P></O:P>
    <O:P></O:P>
    Şeklinde iki kutucuk var. Bunların hemen altında<O:P></O:P>
    <O:P></O:P>
    *İndirim talep etmek istemezseniz, kanunun Ek:1. maddesi uyarınca tebliğ tarihinden -(xx.xx.2009) itibaren 30 gün içinde uzlaşma talebinde de bulunabilirsiniz. Kanun gereği bu iki hakkın ancak birinden yararlanabilirsiniz<O:P></O:P>
    <O:P></O:P>
    Şeklinde uyarı mevcuttur.<O:P></O:P>
    <O:P></O:P>
    Bu işlerle yakından ilgilenen birisi olarak, indirim talep etmeyip, e-beyan sistemindeki bu uyarı referans alınarak uzlaşma talep edilmesi ve eğer uzlaşma talebinin kabul edilmemesi durumunda aynı uyarı yazısı referans alınarak dava yoluna gidilebilmesi (ve kazanılabilmesi) olanaklı mıdır sizce?"

    Bu durumu ilk kez duyuyorum. Özel usulszülük cezalarına karşı, uzlaşmanın açık olduğu yolundaki mesajın resmini kopyalayıp, buraya yapıştırabilecek bir forumdaş var mı?



  4. #4
    Müdavim Üye
    Üyelik tarihi
    08.Nisan.2009
    Mesajlar
    1,124

  5. #5
    Müdavim Üye
    Üyelik tarihi
    18.Kasım.2005
    Nereden
    İzmir
    Mesajlar
    1,432
    Çok teşekkür ederim.

    Ancak, dikkatle incelenirse, uzlaşma sadece ilk kutucuğun işaretlenmesi halinde(Vergi Ziyaı ve Usulsüzlüğünkesilmesi durumlarında)geçerli olacaktır.

    VUK'nun mük. 355. maddesince kesilecek özel usulsüzlük cezalarını kapsamamaktadır.

  6. #6
    Müdavim Üye
    Üyelik tarihi
    04.Mart.2008
    Mesajlar
    540
    ne saçma iştir anlamam
    hem ceza kesersin
    hem indirim yaparsın
    ne alaka ya

    ceza mı kıyak mı
    | | | | | | | &gt;&gt;&gt;&gt;****!!!!K.U.E.R.D.!!!****&lt;&lt;& lt;&lt; _ | | | | | | |

  7. #7
    Müdavim Üye
    Üyelik tarihi
    26.Eylül.2007
    Nereden
    Uşak
    Mesajlar
    1,974
    Alıntı aga_torunu Nickli Üyeden Alıntı
    ne saçma iştir anlamam
    hem ceza kesersin
    hem indirim yaparsın
    ne alaka ya

    ceza mı kıyak mı


    devlet cezayı kesse ne oalcak ki. kanunu koysa ne oalcak ki.
    olay danıştaya giriyor veo orda yine bozuluyor.
    birkaç gin önce pos la ilgili danıştay kararı koymuştum.
    aynı iş

    madem cezayı kesiyorsun hiç kimse az ödemek varken ben fazladan ödeme istiyorum demez. otomatikman süre içerisinde yatırıldılğında az ceza tahakkuk ettir. ne sen uğraş nede bizi uğraştır demi.
    bizim ülkemizde evrak yığınlığı baş belası bir iş
    İyi olmak bu dünyada çözüm değil.

  8. #8
    Müdavim Üye
    Üyelik tarihi
    26.Ocak.2006
    Nereden
    Bursa
    Mesajlar
    352
    Yalçın abi
    ba.bs düzeltmelerine ceza getiren kanun hakında çalışmamız var bakana ileticez kaldırılması için bir mutabakat cıkabilir
    ali ekber kartum

  9. #9
    Yeni Üye
    Üyelik tarihi
    16.Eylül.2009
    Nereden
    SMMM ADAYI
    Mesajlar
    9
    arkadaşlar özel onay yaptıktan sonra alttaki kutucuklardan hiç birini deçmeyin indirimsiz olarak ceza kestirin. Sonra mahkeme yoluyla borcun silinmesi için dilkçe verin daha önce örnekleri çok. Eğer o iki seçenekten birini seçerseniz özel usulsüzlüğü kabul etmiş olursunuz mahkemeya gitme hakkınızda ortadan kalkar sadece ödemekle yükümlü olursunuz. iyi çalışmlar
    SMMM ADİL CELİK

  10. #10
    Müdavim Üye
    Üyelik tarihi
    16.Şubat.2009
    Nereden
    İSTANBUL
    Mesajlar
    1,232
    TARHİYAT ÖNCESİ GENEL VE ÖZEL USULSÜZLÜK CEZALARI UZLAŞMA KAPSAMINDADIR.TARHİYAT SONRASI ÖZEL USULSÜZLÜK CEZALARI UZLAŞMA KAPSAMINA ALINMALIDIR...İBARESİ DAHA DOĞRU OLACAĞI KANAATİNDEYİM.

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •