Toplam 2 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 2 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Ali Kemal DEVECİLER’e binlerce teşekkür..

  1. #1
    Yönetici
    Üyelik tarihi
    03.Şubat.2004
    Nereden
    Antalya, Turkey
    Mesajlar
    4,608


    Değerli Meslektaşlarım,


    Balıkesir millet vekilimiz, meslektaşımız Sayın Ali Kemal DEVECİLER, mesleğin ana sorunlarını bir metinde birleştirmiş ve meslis gündemine taşımıştır. Kendisine binlerce teşekkür etmeyi borç biliyorum.


    Bu bağlamda e-posta adresine teşekkür mesajlarını atmayıdakendime görev ediniyorum. Şimdiye kadar mecliste gördüğüm mesleğimizle ilgili en etkin ve en kapsamlı bir konuşmaydı bu.


    <<ali.kemal.deveciler@tbmm.gov.tr>>


    Teşekkürler Sayın Ali Kemal DEVECİLER






    27.10.2005
    CHP GRUBU ADINA ALİ KEMAL DEVECİLER (Balıkesir) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 904 sıra sayılı Bazı Kamu Alacaklarının Tahsil ve Terkinine İlişkin Kanun Tasarısının 4 üncü maddesi hakkında Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım; hepinizi sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.

    Maliye Bakanlığı tarafından elektronik ortamda beyanname verilmesi uygulamasının, icraatta birtakım aksaklıklar yarattığı görülmektedir. Elektronik ortamda beyanname verilmesinin devamı için teknolojik altyapının bir an evvel güçlendirilmesi, mevcut beyanname uygulamasını internet vergi dairesinin uyumlandırılması, beyanname eklerinin azaltılması, dijital ortama uygun hale getirilmesi, mevcut uygulamada beyanname elektronik ortamdan iletilirken, bazı ekler tanımlanmadığı için, arkadan, dilekçeyle vergi dairelerine verilmektedir. Bu da, aynı beyanname için iki işlem yaratırken, (e) beyanını anlamsızlaştırmaktadır. SSK daki (e) bildirge uygulanmasında da bazı bildirge ekleri elden kuruma verilmektedir. Burada da iki ayrı işlem yapılmaktadır.

    Elektronik ortamda gönderilecek beyannamelerde mutlaka meslek mensuplarının aracı olarak yetkilendirilmesinin sağlanması gerekmektedir. (E) beyanname uygulamasında yaşanan bu büyük sıkıntılar, meslek mensuplarını da çok zor durumda bırakmaktadır. Bu sıkıntılara bir nebze olsun çare bulabilmek için, beyan süreleri, eskiden olduğu gibi, uygulama tarihlerine çekilmeli, bu şekilde beyannamelerin verilmesi uygun olacaktır. (E) devlet projesi kapsamında yürütülen çalışmaların verimli hale getirilmesi için, herkesin tek bir numara ile işlemlerinin yapılması, kullanıcı kodu, şifre, parola verilerek uzatılması gerekmektedir.

    Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; şahsım da serbest muhasebeci ve malî müşavir olduğumdan, meslekî sorunlara biraz olsun değinerek, Bakanlıkça çözüm yollarının bulunacağı ümit ediyorum.

    Şu anda, ülkemizde, 30 000 civarında serbest muhasebeci, 32 500 civarında serbest muhasebeci ve malî müşavir, 3 500 civarında da yeminli malî müşavir olmak üzere, toplam 66 000 civarında meslek mensubu bulunmaktadır. Meslekteki stajyer sayısı ise 19 000 civarındadır.

    Devletimizin 2005 yılı bütçe gelirlerinin yüzde 95’i vergi gelirlerinden oluşmaktadır. Bu vergi gelirlerinin toplanmasında en büyük güç, en büyük araç, yine, meslek mensupları olmaktadır. Meslek mensuplarının, devletin vergi gelirlerinin tahakkukundan tahsiline kadar ülke ekonomisine büyük katkıları olduğu aşikârdır. Ülke ekonomisine böyle büyük katkı sağlayan, ekonominin temel taşı olan bu meslek mensuplarının bağlı olduğu 3568 sayılı Yasa, muhasebe ve denetim mesleğine saygı kazandıracak şekilde yeniden düzenlenmelidir.

    13 Haziran 1989 tarihinde çıkarılmış olan ve 15 yıldır hiçbir değişikliğe uğramamış olan 3568 sayılı Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Malî Müşavirlik ve Yeminli Malî Müşavirlik Yasası, mutlaka ve mutlaka, günün koşullara yanıt verecek bir şekilde yeniden düzenlenmelidir.

    Meslek yasasında belirtilen, meslekle ilgisi olmayan fakülte ve yüksekokullardan değil, muhasebe fakülteleri açılarak bunlardan mezun olanlardan mesleğe giriş yapılmalı, mesleğe giriş, her aşamasında sınavla yapılmalıdır.

    Öncelikle 3568 sayılı Yasanın bir çerçeve yasa olarak yeniden hazırlanması gerektiği öne çıkarılmalıdır. Bu çerçeve yasada meslek muhasebe ve denetim boyutuyla yeniden tanımlanmalıdır. Bu çerçeve yasanın da çerçevesini, mesleğin tanımı, mesleği icra etmenin genel kuralları, meslek mensuplarının sorumluluk ve yetkilerinin sınırlarının çizilmesini oluşturmalıdır.

    Muhasebe ve denetim mesleğinin ilkeleri, kuralları, standartları ile meslekî faaliyetin yürütülmesine dair ayrıntılar TÜRMOB’a bırakılmalıdır.

    Maliye Bakanlığının belirleyiciliği ve hegemonyasına son verilmelidir. Meslek örgütü de, muhasebe ve denetimin ilkelerini, kurallarını ve standartlarını belirlerken muhasebe ve denetim sonuçlarından yararlanacak, her tarafa eşit mesafede durmalı, ekonomik faaliyetin, kelimenin tam ve gerçek anlamıyla gerçek durumu ortaya çıkartacak bir sistemi yaratmalıdır.

    Meslek, muhasebecilik ve denetçilik mesleği olarak yeniden adlandırılmalıdır. Denetçilik ise, bağımsız denetçilik, vergi denetçiliği, SSK denetçiliği, bilirkişilik ve benzeri uzmanlık alanlarını kapsayacak şekilde yeniden tanımlandığında, serbest muhasebeci, serbest muhasebeci malî müşavir, yeminli malî müşavir gibi ayrışmaya ve ayrı örgütlere gerek kalmayacaktır.

    Mesleğin ve meslek mensuplarının geleceğine dair müşterek kaygılarla hareket edildiğinde, bu anlamda ortak bir bakış sağlandığında ve yönetimlerin oluşturulmasında köken kavgasından kurtulup “olması gereken” denilmeye başlandığında odalar daha nitelikli ve daha güçlü olacaktır.

    Mesleğe giriş, mutlaka lisans seviyesine çekilmeli ve okullar sınırlandırılmalıdır. Öte yandan, meslekî faaliyetin icrasıyla ilgili olarak planlamaya cevap verecek hükümlerin yasal düzenlemelerde yer alması sağlanmalıdır.

    Mesleğin en acil ve önemli sorunlarından olan haksız rekabetin önlenebilmesine yönelik mücadelenin yasal dayanakları net ve kesin olarak yasa metninde ifadesini bulmalıdır.

    Meslek mensuplarının ücretlerinin TÜRMOB tarafından belirlenmesi yasal hale getirilmelidir.

    Kaçak çalışanlarla ilgili olarak şikâyetlerin takibine oda avukatları müdahil olarak katılabilmelidir.

    Tam tasdik kapsamındaki firmalarda serbest muhasebeci veya serbest muhasebeci malî müşavir olması bir zorunluluk olmalıdır.

    Muhasebeci ve malî müşavir meslek mensupları gereken ilgiyi görmeli ve angaryadan, mutlaka ve mutlaka, kurtarılmalıdır.

    Günümüzde özellikle son yıllarda çok sık değişen vergi yasaları, sosyal güvenlik ve diğer yasalar ve bu yasaları düzenlemeyen hükümler (tebliğler, sirküler ve yönetmelikler) konusunda yapılan sık değişiklikler, muhasebe ve malî müşavirlik meslek mensuplarına oldukça zor yıllar yaşatmıştır. Özellikle Maliye Bakanlığının yasal değişiklerinin içerisinde vergi beyan dönemlerinde -bankalara ödemeler bahane edilerek- 5 ile 15 gün süre kısıtlamasına gidilmesinin enflasyon muhasebesi konularında meslek mensuplarına eziyetten başka hiçbir katkısı olmamıştır.

    Gelir idaresi, meslek mensuplarını vergi toplamanın bir aracı olarak görmemelidir; meslek mensuplarından, kendisine verilen belgelere dayanarak, mesleği, mesleğin belirlenmiş norm ve standardına uygun olarak yapmasını beklemeli ve vergi denetimlerini tabana yayarak, objektif bir biçimde yoğunlaştırmalıdır.

    Türkiye’nin temel sorunlarının başında kayıtdışı ekonomi gelmektedir. Kayıtdışı ekonomi, kayıtlı ekonomiyi tehdit etmenin ötesinde, artık yok etmeye başlamıştır.

    Türkiye’de tüm kesimler kayıtdışı ekonomiye karşı gözükmesine rağmen, sorun bir türlü çözülememektedir. Kayıtdışı ekonomiyle mücadele bir devlet politikası olarak ele alınıp, tüm kesimlerin katılımıyla ve kararlı bir mücadeleyle çözülebilir. Muhasebeci ve malî müşavirler bu mücadelede en önde yer almaya hazırdırlar.

    Kayıtdışı ekonomi ve kayıtdışı istihdamın birincil sorumlusu her ne kadar ilgili bakanlıklar ise de, vergi kayıp ve kaçağının önlenmesi için meslek mensuplarının önemi yadsınamaz; ancak, meslek mensupları vergi toplamanın bir aracı olarak görülmemelidir. Kayıtdışıyla mücadele bu meslek grubunun refahına yönelik olduğu kadar, vergi toplanması bağlanımda

    toplumsal refah için de önemli bir girişim olacaktır.

    2004 yılında vergi kanunlarında 8 kez değişiklik yapılmıştır. Bir yılda mevzuatta bu kadar değişiklik yapılması, bu kadar açıklamaya gidilmesi, sistemin ne kadar sorunlu olduğunun bir göstergesinden öte bir anlam ifade etmez, etmemektedir. Sistem gerçek anlamda köklü bir reforma tabi tutulmadan, geçici tedbirlerle sorun çözülemez. Günü kurtarma politikaları yeni sorunlar yaratmaktan başkaca bir işe yaramamaktadır.

    Yine, meslek mensuplarının ve Maliye Bakanlığına bağlı tüm kurumları ilgilendiren en önemli bir konu; malî tatilin yapılmasına dair bir düzenlemenin meclisimizce yapılması gerekmektedir. Ülke ekonomimizin temel taşı olan Maliye Bakanlığının ve bütçe gelirlerimizin yüzde 95’ini teşkil eden vergi gelirlerimizin tahakkuk ve tahsilini yapan kutsal meslek mensuplarının da, artık, adliye mensuplarına yıllardan beri verilen adlî tatil hakkının da malî tatil olarak verilmesinin zamanı çoktan gelmiş ve geçmiştir. Bu hakkın, bir an evvel çıkaracağımız yasayla, yılın bir ayının malî tatil olarak yapılması gerekmektedir. Bu konuyla ilgili 9-10 Ekim 2004 tarihinde yapılan TÜRMOB 15 inci genel kurulunda Sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanımız Sayın Deniz Baykal, konuşmalarında, meslek mensuplarına malî tatil sözünü vermişlerdir. Açıkça, her ikisi de malî tatil ilan etmişlerdir. Yine, TÜRMOB’un geçtiğimiz günlerde, 1 Ekim 2005 Cumartesi günü yapılan malî kongresinde, Maliye Bakanımız Kemal Unakıtan da meslek mensupların söz vermiştir. İnşallah, diliyorum ki, bu sözler ortada kalmaz. Bizlere düşen görev, Genel Başkanlarımızın meslek mensuplarına genel kurulda verdikleri sözü ve Maliye Bakanımızın genel kurulda vermiş olduğu sözü yerine getirmek olacaktır. Meclisimizce çıkaracağımız yasayla malî tatil uygulamasının bir an evvel başlatılmasının sağlanması gerekmektedir.

    Yine, meslek mensuplarından iş yaşamının takibinde görev alan bölge çalışma müdürlüğü, İşkur Müdürlüğü ve SSK müdürlüklerinin her birine ayrı ayrı bilgi verilmesi uygulamasına son verilmesi gerekmektedir. Her işçi için bildirimi zorunlu ve temel olan SSK bildiriminin biçimi yenilenerek üç kurumun aynı kaynaktan bilgi almasının sağlanması için bir düzenleme yapılması gerekmektedir. Bu kapsamda, öncelikle Ek1 ve Ek2 bildirimlerinin kaldırılmasının sağlanması lazımdır.

    (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

    BAŞKAN – Buyurun Sayın Deveciler.

    ALİ KEMAL DEVECİLER (Devamla) – Meslek mensupları aracı kılınarak yürütülen istatistikî çalışmalara ve buna benzer bilgi formlarıyla yürütülen angaryaların kaldırılması gerekmektedir.

    Geçici beyannamelere eskiden olduğu gibi altışar aylık dönemler itibariyle verilmesinin sağlanması, Vergi Usul Kanununun mükerrer 227 nci maddesinde beyannamelerin meslek mensuplarınca imzalanması hususunda imza zorunluluğu için koyulan hadlerin kaldırılarak, vergiye dayalı her türden beyannamenin meslek mensuplarınca imzasının zorunlu hale getirilmesinin sağlanması, KDV, gelir beyanları ve bunların dışında örneğin emlak beyannamelerinin, gayrimenkul sermaye iradı beyannamelerinin de meslek mensuplarınca kontrol ve imza altına alınmasının sağlanması ve böylelikle meslek mensuplarının kamusal denetime yardımcı olmaları ve katkıları da sağlanmış olacaktır.

    3568 sayılı Meslek Yasasında, serbest muhasebeci ve malî müşavir ayırımının ortadan kaldırılarak genel kurulların ve odaların yapısının daha rasyonel hale getirilerek meslek mensuplarına daha çok yetki verilerek sorumluluklarını dengeli hale getirecek şekilde değişikliklerin Meclisimizce yapılması gerekmektedir.

    Bir vergi pratiği olarak da sürelerle, vergi türleriyle oynama mücadelesinin sonunda vergi beyanlarının yükseltilmesinin sağlamaya yönelik fiilî zorlamaların, girişimlerin, artık yadırgayıcı noktaya gelmiş olup, bu uygulama artık bir malî ayıp olarak görülmektedir. Türkiye’nin bunca yıllık vergi deneyiminin sonunda hâlâ vergi dairesi ile mükellef arasında beyanı artırma pazarlığı yapmaya sürükleniyor olması, gerçekten ıstırap vericidir, üzüntü vericidir. Bu uygulamalara artık son verilmesi gerekmektedir. Şu andan itibaren, artık buna tanık olmak istemiyoruz. 2006 yılında da bu uygulamaların devam ettiğini görmek istemiyoruz.

    Hepinizi sevgi ve saygılarla selamlıyorum. (Alkışlar)

    BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Deveciler.

    Saygılarımla.
    Mustafa Kemal EKİCİ-SMMMEdited by: Mustafa Gülşen
    ------------------
    Uyarı: Kişi veya kurumları eleştiri taşıyan mesajların altında eğer imza yok ise, gerekli görüldüğü zaman mesajlara forum yetkililerince uyarısız müdehale yapılacaktır.

  2. #2
    Yönetici
    Üyelik tarihi
    03.Şubat.2004
    Nereden
    Antalya, Turkey
    Mesajlar
    4,608
    Sayın Ali Kemal Deveciler,

    Meclisteki yazınızı okuyunca bir anda heyecanlandım. Bu güne kadar mecliste mesleğimizin sorunlarını ve çözümlerini sizin gibi dile getireni görmedim. Size binlerce kez teşekkür ediyorum.

    Bizi bizden başkası malesef anlamıyor. Geceleri bürolarımızda sabahladığımızı ancak yaşayan biliyor ve anlıyor. Sizinle gurur duyuyoruz. Mesleki mücadelemizde bizleri yanlız bırakmamanız bize azim kaynağı oluşturacaktır.

    Arkanızda 60 bin meslek mensubunun gücünü ilgililere hissettiremedik, lütfen bunu siz hissediniz. Sizleri daha fazla meşgul etmek istemiyorum. Saygı ve sevgilerimi sunuyorum.

    SMMM Mustafa GÜLŞEN - ANTALYA Edited by: Mustafa Gülşen
    ------------------
    Uyarı: Kişi veya kurumları eleştiri taşıyan mesajların altında eğer imza yok ise, gerekli görüldüğü zaman mesajlara forum yetkililerince uyarısız müdehale yapılacaktır.

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •