Toplam 5 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 5 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: amortismanlar hakkında

  1. #1
    Yeni Üye Yeni Üye
    Üyelik tarihi
    09.Mart.2005
    Nereden
    Turkey
    Mesajlar
    2


    Değerli Arkadaşlar


    2003 ve daha önceki yıllar için ayrımamış amortismanlar ayrılmış olarak kabul edilecektir ama 2004 ATİK lerden amortisman ayırmayabilirmiyiz yani bu sadece ilk uygulamaya ilişkinmi


    Teşekkürler


    Ahmet TANER
    ahmet

  2. #2
    Yönetici
    Üyelik tarihi
    03.Şubat.2004
    Nereden
    Antalya, Turkey
    Mesajlar
    4,609


    Sayın Taner,


    Anladığım kadarıyla sorunuza cevap vermeye çalışayım. Hatalı bir tarafı olursa umarım üstadlar uyarır.


    Daha önce bir sorunun cevabını aradım. Bu sitede ve diğer sitelerde, oda olmadı maliyede."Amortisman ayırmadığımız duran valıkların satılması durumunda, ayırmadığımız yılların amortismanları ayrılmış kabul edilip varlığın satış bedelinin tamamı kar mı olur" diye.


    Yani eski uygulamayı tartıştım. Çoğu meslektaşım, ayrılmayan amortismanı gidere yazmadığımız içinde satarken niye kara atalım diyor, diğer görüşde tam tersine ayrılmış kabul edilirdiyor. Kanun size hak tanımış. Siz bunu kullanmamışsınız. Düşseydiniz. gibi yorumlar okudum.


    Ardından bir meslektaşım, işyeri kapanan bir işletmenin duran varlıklarından hiç amortisman ayırmamış. Kapatma tarihinde faturalarını kestirmiş. Ayrılmayan amortismanlarla ilgili işlem yapmamış. Denetimde bu yüzden yüksek matrah farkları çıkmış.


    "Hak tanınmış, siz düşmemişsiniz!" denilmiş.


    Benim görüşüm, üstteki açıklamalardan sonra 2004 yılında amortisman ayırmamış olsanız bile, gidere yazmamış olsanız bile aracı satarken ayrılmış kabul ediniz. Şimdi ayırıp, ayırmama kararı verirken ilerde kar çıkacağını göz önüne almak gerekiyor.


    Ben de kar çıksın diyeayırmıyordum. Fakat matrah farkı çıkıpta bundan sorumlu tutuluncaya kadar işletme zarar etsin daha iyi. Bu sorunu mali idare çözmeli diye düşünüyorum.


    Saygılarımla.








    Edited by: Mustafa Gülşen
    ------------------
    Uyarı: Kişi veya kurumları eleştiri taşıyan mesajların altında eğer imza yok ise, gerekli görüldüğü zaman mesajlara forum yetkililerince uyarısız müdehale yapılacaktır.

  3. #3
    Yeni Üye Yeni Üye
    Üyelik tarihi
    09.Mart.2005
    Nereden
    Turkey
    Mesajlar
    2


    Sayın Gülşen


    Katıldığım bir çok seminerde ayrılmamış ama ayrılmış kabul edilen amortismanların nazım hesaplarda takip edilmesi ve ATİK lerin satışında maliyete eklenmesi görüşü hemfikirdir, benim fikrimde bu görüştedir. ama sonuçta sadece bir görüş net birşey yok.


    Benim asıl öğrenmek istediğim 2004 döneminde amortisman ayırmazsam yinede ayrılmış gibi gösterip düzeletmeye tabi tutacakmıyım. İlginiz için teşekkürler


    Ahmet Taner


    ahmet

  4. #4
    Üye Yeni Üye
    Üyelik tarihi
    08.Mart.2005
    Nereden
    Turkey
    Mesajlar
    44


    Sayın Taner,


    Sayın Gülşen'in tedbirli önerileri yerindedir.Konu hep farklı sonuçlar doğuracak şekilde yorumlanıp uygulanacak görünüyor.


    Konu ile ilgili evvelce hazırladığım yazıyı aşagıya alıyorum.


    Saygılarımla


    M.Kemal EKİCİ-SMMM


    ---------------------
    Mustafa Kemal EKİCİ
    SMMM
    [Uye Girisi Yapiniz. ]

    SÜRESİNDE AYRILMAYAN AMORTİSMANLAR ENFLASYON DÜZELTMESİ NEDENİYLE TAMAMLATTIRILABİLİRMİ?
    <?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-comfficeffice" />
    Yazımızın konusunu, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’na göre ayrılabilecek amortismanların süresinde ayrılmaması veya eksik ayrılması halinde, enflasyon düzeltmesi yapılırken tamamlatılıp tamamlatılamayacağı bunun yasal dayanağının bulunup bulunmadığı oluşturmaktadır.

    <B style="mso-bidi-font-weight: normal">I – AMORTİSMAN MEVZUU:[/B]

    <B style="mso-bidi-font-weight: normal">1- Amortisman Nedir?[/B]
    <B style="mso-bidi-font-weight: normal">[/B]
    Kısaca, Amortisman 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 313’üncü maddesinde tanımlanan İktisadi Kıymetlerin müteakip maddelerde yer verilen hükümlere göre yok edilmesidir. Yani Aktife alınan İktisadi Kıymetlerin yıpranma, aşınma vb. şekillerde değer yitirdikçe kısım kısım mamül maliyetlerine alınması/giderleştirilmesidir diyebiliriz.

    <B style="mso-bidi-font-weight: normal">2- Amortisman Ayırmak Zorunlumu?[/B]
    <B style="mso-bidi-font-weight: normal">[/B]
    Yine Vergi Usul Kanunumuzun Amortisman mevzuu ile ilgili tüm hükümleri birlikte değerlendirildiğinde vergi mevzuatımız açısından amortisman ayırmanın zorunlu olmadığını söylemek mümkündür.

    Hatta 320’nci maddenin son fıkrasının;
    <I style="mso-bidi-font-style: normal">“Amortismanın herhangi bir yıl yapılamasından veya ilk uygulanan nispetten düşük bir hadle yapılmasından dolayı amortisman süresi uzatılamaz”[/I] hükmüne göre böyle bir ihtiyariliğe dolaylı olarak izin verildiğini söylemekte zor değildir.

    KDV’siz veya düşük KDV’li girdiler nedeniyle Yüksek KDV’den kaçınan bu nedenle kayıtdışı işlemelere yönelen işletmeler bu nedenle oluşan zararlarını azaltmak ve Son 2-3 yıldır daha da belirginleşen vergi mükelleflerinin zarar beyan etmemeleri ya da yeterince kar beyan etmeleri aksi halde incelemeye alınacakları yolundaki telkin ve uygulamalarda muhasebe ilkelerinin daha fazla bir kenara bırakılarak süresinde amortisman ayrılmamasında etkin olmuştur.

    <B style="mso-bidi-font-weight: normal">3- Amortisman Nispetleri ve Süreleri;[/B]
    <B style="mso-bidi-font-weight: normal">[/B]
    Amortisman oranlarının; 213 sayılı kanunun, 31.12.2003 tarihine kadar geçerli 315 ve Mük.315’nci maddeleri ile (316 ve 317’nci maddelerdeki özel durumlar dışında), %20’yi aşmamak üzere (Normal Amortisman Usulü), veya (bilanço esasına göre defter tutanların) normal amortisman oranının 2 katını ve %40’ı aşmamak üzere (Azalan Bakiyeler Usulü) serbestçe belirlenebileceği düzenlenmiştir.

    Aynı kanunun 320’nci maddesinde de amortisman süresinin, normal amortisman oranının (1) rakamının mükellefçe uygulanan nispete bölünmesi ile bulunacağı açıklanmıştır.

    İlk yıl/yıllarda amortisman ayrılmaması veya eksik amortisman ayrılması fakat sonraki yıllarda amortisman ayrılmak istenmesi durumunda amortisman nispet ve süresinin belirlenmesinde sonraki yıllarda nasıl belirleneceği konusunda bir sınırlama da getirilmemiştir.


    <B style="mso-bidi-font-weight: normal">II – ENFLASYON DÜZELTMESİNDE SÜRESİNDE AYRILMAYAN AMORTİSMANLARIN DURUMU:[/B]
    <B style="mso-bidi-font-weight: normal">[/B]
    <B style="mso-bidi-font-weight: normal">1- Enflasyon Düzeltmesi Hükümleri Ve Ayrılmamış Amortismanların Yasal Durumu:[/B]
    <B style="mso-bidi-font-weight: normal">[/B]
    5024 sayılı kanunla 213 sayılı kanunda birtakım değişiklikler yapılmış ve bazı maddeler eklenmiştir. Konumuzla ilgili olanları şunlardır;

    1- 213 sayılı kanunun amortismanlarla ilgili, 315, Mk.315’inci maddelerinin değiştirilmesi 319’uncu maddesinin kaldırılması ve,
    2- 213 sayılı kanunun Mük.298’inci maddesinin değiştirilmesi ile 01.01.12004 tarihinden geçerli olmak üzere Geçici 25’inci maddenin eklenmesi.

    Bu maddelerin hiçbirisinde enflasyon düzeltmesi ile ilgili düzenlemelerin amacına uygun olarak yer alması gereken (evvelce benzer sorun nedeniyle değişiklikler öncesi Yeniden Değerleme hükümlerini içeren Mük. 298’inci maddede yer verildiği gibi) <B style="mso-bidi-font-weight: normal">“enflasyon düzeltmesi hükümlerinin uygulanması sırasında 320’nci maddenin son fıkrasına göre ayrılmış sayılan amortismanlar da fiilen ayrılmış kabul edilir” [/B]şeklinde bir hükme yer verilmemiştir.

    Bu boşluk 328 sıra numaralı Vergi Usul Tebliği’nin VIII. Bölümü ile Maliye Bakanlığı’nca tabiri caizse sessiz sedasız doldurulmuştur. Akabinde yayımlanan sirkülerde bu konuya ilişkin açık bir düzenleme yapılmamış örnek dahi verilmemiştir. Bakanlığın taslak olarak yayınladığı ve 12.03.2005 tarihine kadar kamuoyunun görüşüne sunduğunu açıkladığı 17 numaralı sirküde ise süresinde ayrılmayan amortismanların 257 ve 698 hesaplar kullanılarak tamamlanacağı yönünde açıklamalara yer verilmiştir.

    Kanaatimce 213 sayılı kanunun Mük.298’nci maddesinin 8’nci bendi ve diğer maddelerle verilen yetkiler dahil Bakanlığın böyle bir düzenleme yetkisi bulunmamaktadır.

    Ancak süresinde ayrılmamış amortismanların “Ayrılmış Sayılmaması” da düzenlemenin amacını aşan bir sonuca götüreceği, enflasyon düzeltmesi ile gerçek duruma yaklaştırılmak istenen iktisadi kıymet kayıtlı değerlerinin gerçeğin çok üzerinde bir rakama ulaşacağı da ortadadır. Fakat bunun hukuken geçerli bir biçimde düzenlenmesi ise yasa maddesinde gerekli değişiklikle mümkün olabilir. Aksi halde hukuki itilafların çıkması ve genellikle idare aleyhine sonuçlanması söz kaçınılmaz olacaktır.

    <B style="mso-bidi-font-weight: normal">2-Ayrılmış Sayılan Amortismanlar:[/B]
    <B style="mso-bidi-font-weight: normal">[/B]
    Süresinde ayrılmamış fakat enflasyon düzeltmesi sırasında ayrılmış sayılabilmeleri için yukarıda açıklamaya çalıştığımız şekilde yasal düzenleme gerekirken, tebliğle ayrılmış sayılacağı düzenlenen eksik amortismanların, taslak sirküde düzenlendiği biçimde tamamlattırılması ise ayrı bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır.

    Zira başlangıçta da üzerinde durduğumuz gibi her ne kadar Muhasebe İlkelerine ve 1 numaralı Muhasebe Sistemi Uygulama Tebliğine göre “Amortisman Ayırmak” zorunlu olsa da vergi kanunlarımıza göre ihtiyaridir.

    O halde bu ihtiyarilik haklarını kullanan vergi mükelleflerinin, enflasyon düzeltmesi nedeniyle tebliğ ve/veya sirkülerle zamanında ayırmadıkları amortismanları tamamlamaya zorlanmaları ve bu yolla 257 hesaba aldırılan amortismanların gider yazılmadan söz konusu kıymetler satıldığında Vergi Usul Kanunu’nun 328’nci maddesi gereği gelir yazılması suretiyle vergi matrahlarının artırılması hukuki olmayacak, hakkaniyetle de bağdaşmayacaktır.

    Her ne kadar bu durumdaki amortismanların Nazım Hesaplar vasıtasıyla takip edilerek İktisadi kıymetlerin satıldıkları dönemde vergi matrahından indirilebileceği yönünde bazı görüşler öne sürülse de bu görüşlere uygun açık bir düzenlemede yoktur.

    <B style="mso-bidi-font-weight: normal">3-Sonuç Ve Önerilerim:[/B]
    <B style="mso-bidi-font-weight: normal">[/B]
    Sonuç olarak mevcut yasal düzenlemeler “Süresinde Ayrılmamış Amortismanların” enflasyon düzeltmesi nedeniyle ayrılmış sayılmalarına dahi yeterli değildir. Yapılacak yasal bir düzenleme ile bu boşluk doldurulmalıdır. Ancak “tamamlatılarak” 257 hesaba alınmaları yasal düzenleme ile de yapılsa geçmişte verilen bir hakkın geri alınması söz konusu olacaktır. Buda o yasal düzenlemeyi tartışılır hale getirecektir.

    Diğer yandan mevcut uygulamanın biran yasal olduğu düşünülse bile amortisman oranlarının ve dolayısıyla süresinin (31.12.2003 tarihine kadar aktife giren kıymetler için) mükellefler tarafından belirli oranların altında (%20-%40) serbestçe belirlenebilecek olması ise amortisman süresinin dolup dolmadığı ve süresinde ayrılmamış amortismanların tutarının ne kadar olduğu konusunu belirsizleştirmektedir.

    Süresinde ayrılmamış amortismanların tamamlattırılmadan enflasyon düzeltmesinde dikkate alınması, sadece düzeltme farklarının 257 hesapta aktifleştirilmesi ve düzenlemelerin yapıldığı tarih itibariyle hiç amortisman ayrılmamış kıymetlerin amortisman sürelerinin belli edilmesi/sabitlenmesi yönünde yasal düzenleme ve uygulama yapılması kanaatimce enflasyon düzeltmesini bu yönüyle tartışılır olmaktan çıkaracaktır.



  5. #5
    Yeni Üye Yeni Üye
    Üyelik tarihi
    07.Ağustos.2007
    Mesajlar
    1
    Alıntı Mustafa Gülşen Nickli Üyeden Alıntı


    Sayın Taner,


    Anladığım kadarıyla sorunuza cevap vermeye çalışayım. Hatalı bir tarafı olursa umarım üstadlar uyarır.


    Daha önce bir sorunun cevabını aradım. Bu sitede ve diğer sitelerde, oda olmadı maliyede."Amortisman ayırmadığımız duran valıkların satılması durumunda, ayırmadığımız yılların amortismanları ayrılmış kabul edilip varlığın satış bedelinin tamamı kar mı olur" diye.


    Yani eski uygulamayı tartıştım. Çoğu meslektaşım, ayrılmayan amortismanı gidere yazmadığımız içinde satarken niye kara atalım diyor, diğer görüşde tam tersine ayrılmış kabul edilirdiyor. Kanun size hak tanımış. Siz bunu kullanmamışsınız. Düşseydiniz. gibi yorumlar okudum.


    Ardından bir meslektaşım, işyeri kapanan bir işletmenin duran varlıklarından hiç amortisman ayırmamış. Kapatma tarihinde faturalarını kestirmiş. Ayrılmayan amortismanlarla ilgili işlem yapmamış. Denetimde bu yüzden yüksek matrah farkları çıkmış.


    "Hak tanınmış, siz düşmemişsiniz!" denilmiş.


    Benim görüşüm, üstteki açıklamalardan sonra 2004 yılında amortisman ayırmamış olsanız bile, gidere yazmamış olsanız bile aracı satarken ayrılmış kabul ediniz. Şimdi ayırıp, ayırmama kararı verirken ilerde kar çıkacağını göz önüne almak gerekiyor.


    Ben de kar çıksın diyeayırmıyordum. Fakat matrah farkı çıkıpta bundan sorumlu tutuluncaya kadar işletme zarar etsin daha iyi. Bu sorunu mali idare çözmeli diye düşünüyorum.


    Saygılarımla.


    Amortisman ayrılmadan satışı yapılan bir demirbaştan nasıl olurda maliye aleyhine bir matrah farkı çıkar?Biraz açabilirmisiniz konuyu acaba Sn.Mustafa bey.
    Saygılarımla.

    Edited by: uzman