Toplam 3 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 3 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: SM,SMMM nin İmza Yetkileri Hk

  1. #1
    Yönetici
    Üyelik tarihi
    03.Şubat.2004
    Nereden
    Antalya, Turkey
    Mesajlar
    4,609
    <H1 style="BACKGROUND: #bfbfbf; MARGIN: 12pt 0cm 3pt; mso-shading: white; mso-pattern: gray-25 auto"><B style="mso-bidi-font-weight: normal">DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ GENEL KURULU <?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-comfficeffice" />[/B]</H1>

    Tarih : 25.02.1999
    Esas No : 1998/301
    Karar No : 1999/142

    <H1 style="BACKGROUND: #cccccc; MARGIN: 12pt 0cm 3pt; mso-shading: white; mso-pattern: gray-20 auto"><B style="mso-bidi-font-weight: normal">MUHASEBECİLERİN DEFTERLERİNİ TUTMADIKLARI MÜKELLEFLERİN BEYANNAMELERİNİ DE İMZALAYABİLECEKLERİ[/B]</H1>

    <B style="mso-bidi-font-weight: normal">Vergi beyannamelerinin SM, SMMM’lerce imzalanmasına ilişkin 4 Sıra No.lu Tebliğ ile, sadece bir mükellefin defterini tutan meslek mensubunun beyanname imzalayabileceği şeklinde bir zorunluluk getirilmemiştir. Tebliğde defter tutma ücretinin beyanname imzalama ücretini de kapsadığı belirtildiğinden, bu düzenlemeden ancak defter tutanların beyanname imzalayabilecekleri sonucuna ulaşmak mümkün görülmemiştir. [/B]
    <B style="mso-bidi-font-weight: normal">[/B]
    <B style="mso-bidi-font-weight: normal">İstemin Özeti:[/B] Serbest muhasebeci mali müşavirlik yapan davacının, vergi beyannamelerinin Serbest Muhasebeci, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlerce imzalanmasına ilişkin (4) sayılı Genel Tebliğin iptali istemiyle açtığı dava, Danıştay dördüncü dairesince reddedilmiştir.

    Danıştay Dördüncü Dairesi, 06.05.1998 günlü ve E. 1997/4245, K. 1998/1825 sayılı Kararında; dava konusu Genel Tebliğin, 29.06.1997 günlü ve 23034 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe konulduğu ve (1), (2), (3) sayılı Genel Tebliğleri yürürlükten kaldıran bu Tebliğde; vergi beyannamelerinin meslek mensupları tarafından imzalanması mecburiyetinin yeni usul ve esaslara bağlandığını, Genel Tebliğin IV ve VI. işaretli bölümlerindeki düzenlemeler karşısında, sadece bir mükellefin defterini tutan meslek mensubunun beyanname imzalayabileceği sonucuna ulaşılmadığı, Vergi Usul Kanunu’nun 227. maddesinin Maliye Bakanlığını, vergi beyannamelerinin meslek mensupları tarafından imzalanması zorunluluğu, beyanname türleri, mükellef grupları ve faaliyet konuları itibarıyla ayrı ayrı uygulatmaya yetkili kıldığı, Genel Tebliğde mükellef gruplarının, bir önceki yıl gayrisafi hasılat ve satış tutarlarına göre tespit edilmesine yasal engel bulunmadığı, IV işaretli bölümde meslek mensuplarının sorumluluğu yönünden yapılan düzenlemenin de yasayı aşan bir yönünün bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir.

    Karar davacı tarafından temyiz edilmiş dava, konusu Tebliğin Vergi Usul Kanunu’nun 227. maddesine ve 3568 sayılı Yasaya aykırı düzenlemeler içerdiği ileri sürülerek bozulması istenmiştir.

    <B style="mso-bidi-font-weight: normal">Karar:[/B] “Vergi Beyannamelerinin Serbest Muhasebeci ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlerce İmzalanması Hakkında” (4) No.lu Genel Tebliğin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolundaki Danıştay Dördüncü Daire Kararı temyiz edilmiştir.

    Davaya konu yapılan düzenleme, Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 227. maddesine dayanmaktadır. Sözü geçen maddenin 1. fıkrasında, Maliye Bakanlığı, vergi beyannamelerinin, 3568 sayılı Kanun’a göre yetki almış serbest muhasebeci, serbest muhasebeci mali müşavir veya yeminli mali müşavirler tarafından imzalanması mecburiyetini getirmeye, bu mecburiyetini beyanname çeşitleri, mükellef grupları ve faaliyet konuları itibarıyla ayrı ayrı uygulatmaya yetkili kılınmıştır.

    Vergi Beyannamelerinin Serbest Muhasebeci ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlerce İmzalanması Hakkında (4) No.lu Genel Tebliğin (II/A) işaretli ayrımında, 1998 yılına ilişkin gelir veya kurumlar vergisi beyannamelerini 3568 sayılı Yasa’ya göre yetki almış meslek mensuplarına imzalatmak zorunda tutulan mükellefler belirlenirken iki ölçüt kullanılmıştır. Söz konusu ölçütler, kurumlar vergisi veya ticari, zirai ve mesleki kazanç nedeniyle gerçek usulde gelir vergisi mükellefi olmak ve 1997 yılı aktif toplamı 200 milyar ve net satışlar toplamı 400 milyar lirayı aşmamaktadır. Tebliğin (II/B) ayrımında, ikinci sınıf tacirlerden alım-satım veya imalat yapanlar ile işletme hesabı esasına göre defter tutan zirai kazanç sahipleri önceki yıl satışları tutarı veya yıllık hasılatları 7 milyar lirayı, alım, satım, imalat dışındaki iş yapan ticari kazanç sahiplerinden önceki yıl gayrisafi hasılatı 3.5 milyar lirayı, serbest meslek faaliyetinde bulunanlardan ise önceki yıl gayrisafi hasılatı 5 milyar lirayı aşmayanlar ile bu hadlere bakılmaksızın noterler beyanname imzalatma zorunluluğu dışında bırakılmıştır.

    Davacı, dava konusu tebliğin dayanağı olarak gösterilen, Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 227. maddesi tasdik kavramı ile ilginç hiçbir hüküm bulunmadığını, beyanname imzalayacak meslek mensupları arasında ayrım yapılmadığını, serbest muhasebeci mali müşavirlerin çalışma alanlarının yeminli mali müşavirler lehine daraltıldığını ileri sürerek dava açmıştır.

    Dava konusu Genel Tebliğin (IV) işaretli bölümünün ilk dört paragrafında, mükelleflerin beyannamelerinin, defterlerini tutan, bilanço ve kar-zarar tablosunu düzenleyen meslek mensuplarınca imzalanması halinde uyulacak usul ve esaslar düzenlenmiş, beş ve altıncı paragraflarında ise; meslek mensuplarının sadece mükelleflerin beyannamelerini imzalamaları halinde gerekli hususlar belirtilmiştir.

    Meslek mensuplarının ücret tarifelerinin de bu esasa göre düzenlendiği görülmektedir. Genel Tebliğin VI numaralı bölümünde, defter tutma ücretinin beyanname imzalama ücretini kapsadığı belirtildiğinden bu düzenlemeden ancak defter tutanların beyanname imzalayabilecekleri sonucuna ulaşmak mümkün görülmemiştir.

    213 sayılı Yasa’nın mükerrer 227. maddesinin 1. fıkrasında; beyanname imzalatma zorunluluğunun beyanname türleri, mükellef grupları ve faaliyet konularına göre ayrı ayrı uygulatmaya yetkili kılınan Maliye Bakanlığı’nca (4) sayılı Tebliğin (II/A) işaretli ayrımında kullanılan ölçüler ve yapılan ayrım yönünden hukuka aykırılık görülmediği gibi Tebliğin II/B bölümünde belirtildiği üzere mükellef gruplarının bir önceki yıl satış tutarı ile sınırlandırılarak tespitinde de hukuka aykırılık görülmemiştir.

    Bu düzenleme ile getirilen zorunluluğun gerçekte vergi idaresi gözetilerek getirildiği, meslek mensupları tarafından onaylanan belgeleri, onayın kapsamıyla sınırlı olarak incelenmiş sayan ve meslek mensuplarının, mükellef tarafından kendilerine ibraz edilen belgelerin, Muhasebe Sistemi Uygulama Tebliğ ile genel muhasebe kurallarına uygun ve doğru olarak yasal süre içinde kanuni defterlere kaydedilmesinden ve mali tablolara aktarılmasından sorumlu olduklarına ilişkin Tebliğin IV işaretli ayrımının 3. bölümünden anlaşılmaktadır.

    Bu nedenle dava konusu Genel Tebliğin iptali istemiyle açılan davanın reddine hukuka aykırılık görülmediğinden istemin reddine, oybirliğiyle karar verildi.
    <B style="mso-bidi-font-weight: normal"> [/B]
    ------------------
    Uyarı: Kişi veya kurumları eleştiri taşıyan mesajların altında eğer imza yok ise, gerekli görüldüğü zaman mesajlara forum yetkililerince uyarısız müdehale yapılacaktır.

  2. #2
    Yeni Üye
    Üyelik tarihi
    23.Eylül.2005
    Nereden
    Turkiye
    Mesajlar
    2


    ben bağımlı çalışan bir mali müşavirim işverenin 3 adet şirketi var dolayısıyla birine imza atıyorum diğerlerine imza atamıyorum.atabilirmiyim


    sinanatasoy

  3. #3
    Yeni Üye
    Üyelik tarihi
    22.Nisan.2009
    Nereden
    muhasebe
    Mesajlar
    1


    bir mali müşavir bulunduğu iş yerinin dışında başka bir yere aynı iş yerine bağlı olarak başka bir yere şubesi olarak iş yeri açabilir mi?



Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •