Toplam 5 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 5 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: POS SATIŞI HK.

  1. #1
    Müdavim Üye
    Üyelik tarihi
    24.Şubat.2008
    Nereden
    Trabzon
    Mesajlar
    348
    Arkadaşlar bir mükellefim kendi pos cihazında çocuğunun kredi kartıyla 100 milyarın üzerinde çekim yaptı tüm uyarılarıma rağmen bu çekimlere belge düzenlemiyor mazeret her zamanki gibi malum şıkıştı kredi kartı ile para çekip kullanıyor satış yapmıyorum diyor bu mükellefin aylık cirosuda 25 30 milyar civarında kdv beyannemesine kredili satışı yazmasak üç dört ay sonra çağıracaklar ne yapmalıyım mükellef ben kesmem diyor bende kdv beyanını vermem diyorum iş inata bindi ,kurtarma förmülü varmı nasıl ikna ediriz maliyeciyi bir de üstüne üstelik 4-5 ay daha böyle yapacam diyor başından böyle bir olay geçen arkadaş varsa bilgi verirse sevinirim.

    N0t: çocuğu aynı işyerinde sigortalı çalışıyor.

  2. #2
    Müdavim Üye
    Üyelik tarihi
    26.Eylül.2007
    Nereden
    Uşak
    Mesajlar
    1,974
    BUNUNLA İLGİLİ BEN BİR ÖZELGE OKUMUŞTUM .
    SAÇMA BİR KARAR VERMİŞ DEVLET ASLINDA
    HEM YASAK KOYMUŞ HEM KENDİSİ ÇEKMİŞ
    AKRABA DİYE KANITLADIĞINDA SORUN OLMUYOR
    GARİPPPPPP

    BULURSAM EĞER GÖNDEREYİM SİZE
    İyi olmak bu dünyada çözüm değil.

  3. #3
    Moderatör gokhankilicoglu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    15.Mayıs.2007
    Nereden
    Ankara
    Mesajlar
    7,118
    araştırmalara göre tabi vergi dairesininde fikrini almak kaydı ile benzer bir sorunla konunun cevabını vermeye çalışayım. şahıs veya şirket kendi cihazından kendi adına olan kartı geçti ise ve bu herhangi bir hizmet yada satış karşılığı değilse fatura düzenlemeye gerek yok. vergi dairesi daha sonra hesap ekstresi ile kdv beyanı arasındaki farkı anlayıp yazı gönderirse yazının cevabı olarak herhangi bir satış gerçekleşmediğini nakit ihtiyacı için çekildiğini ve o döneme ait kart ile pos dökümünü ekleyerek bilgi vereceksiniz?
    yaşadık ve bu şekilde konuyu kapattık. ama o çekilen kart mutlak suretle şirkete, şahıs işletmesi ise şahsa ait olmalı. not : yapılan işlem banka ile mükellef arasındaki sözleşmeye istinaden usulsüz olabilir oradaki yasal yükümlülükler saklıdır. vergi dairesi açısından işin vergisel boyutu önemlidir. sizin durumunuzun akraba yada 1.derecedeaileolması bu durumu değiştirmemektedir.yani olmaz. bu eski bir uygulama olup bu şekildeki sorunu olanlar hep bu şekilde hallettiler bir sıkıntıları da olmadı yapanlar iyi bilir.şuan ise maliye bakanlığı kdv beyannamesi kredili satış kısmında vedop unda veri tabanına tanımladığı üzere banka kredi satışları yanlışlığında otomatik banka kredi satışı toplamının mesajıgeldiğinden maliyenin şuanki tutumu eskisi gibide olmayabilir.mutlaka sorulması gereken ve dikkat edilmesi gereken bir konudur. Edited by: gokhankilicoglu

  4. #4
    Müdavim Üye
    Üyelik tarihi
    26.Eylül.2007
    Nereden
    Uşak
    Mesajlar
    1,974
    KREDİ KARTI SATIŞ (POS) CİHAZI İLE YAPILAN SATIŞLAR VE KDV BEYANNAMESİNİN 45 NO’LU “KREDİ KARTI İLE TAHSİL EDİLEN TESLİM VE HİZMET BEDELLERİN KDV DAHİL KARŞILIĞINI TEŞKİL EDEN BEDEL” SATIRINA İLİŞKİN AÇIKLAMA
    <DIV align=justify>


    Bilindiği üzere, bankalar ve kredi kartı okuma makinesi (Pos makinesi ve imprinter cihazı) veren diğer kurumlar, vergi kimlik numarası bazında verdikleri cihazların üye işyerlerini ve bu işyerlerinin aylık kredi kartı ile yaptıkları satışları (sanal pos, kredi kartı, banka kartı-debit ve imprinter cihazı ile yapılan) günlük satış tutarları bazında aylık dönemler halinde ilgili dönemi takip eden ay Başkanlığımıza göndermektedirler.

    <DIV align=justify>

    Bankalardan alınan bu bilgilere göre, bankaların kredi kartı ile satış cihazı verdiği üye işyerlerinin, bu cihazları kullanarak yaptıkları satış tutarları ile mükelleflerin beyanları karşılaştırılarak bilgiler arasında uyumsuzluk tespit edilen mükellefler hakkında denetimler yapılmaktadır. Başkanlığımızca, söz konusu denetimlerin bundan böyle aylık dönemler halinde daha sık yapılması planlanmaktadır.

    <DIV align=justify>

    Yapılan vergi incelemelerinde mükelleflerin kredi kartı ile satış işlemi olduğu halde, ilgili dönemlerde verilen KDV beyannamelerinde yer alan 45 numaralı “kredi kartı ile tahsil edilen teslim ve hizmetlerin KDV dahil karşılığını teşkil eden bedel” alanının boş bırakılarak ihmal edildiği, ilgili hâsılatın sadece matrah bildirimi tablosunda yer alan “teslim ve hizmet bedeli”ne dâhil edildiği görülmektedir. Söz konusu alanın bu şekilde doldurulmaması neticesinde kredi kartı satış hasılatı ile 45 numaralı satır arasında yapılan karşılaştırmalarda uyumsuzluklar ortaya çıkmakta, bu konu ile ilgili olarak yapılan incelemeler Başkanlığımız vergi inceleme birimleri üzerinde verimsiz iş yükü meydana getirmekte ve mükelleflerimizin beyannamelerini eksik doldurmalarından kaynaklanan vergi cezaları ile karşı karşıya kalmalarına neden olmaktadır.

    Öte yandan yapılan incelemelerde, bazı mükelleflerce kredi kartlarının zaman zaman mal ve hizmet alışverişi dışındaki amaçlar için kullanıldığının ifade edildiği görülmüştür. Bankaların müşterileri ile aralarında yaptıkları sözleşme ile yalnızca mal ve hizmet alışverişi yapılması maksadıyla verdikleri POS cihazlarının, bu amaç dışında normal ve mutad olmayan başka amaçlarla kullanıldığı iddiasının vergi incelemeleri esnasında ispat yükümlülüğünün 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3 ncü maddesi uyarınca iddia sahibi mükelleflere ait olması ve iddia edilen hususların yasal defter kayıtları üzerinde ispat edilememesi nedeniyle, mükellefler denetimler sonucu doğan vergi ve cezalardan dolayı ekonomik sıkıntılara düşmektedirler. Bu şekilde tarh edilen vergi ve kesilen cezalar için vergi mahkemelerine yapılan itirazlar neticesinde Danıştay’ın son yıllardaki kararlarının birçoğunun bu doğrultuda olması ve ispat külfetini mükelleflere yükleyerek aleyhte kararlar vermesi mükelleflerin kayıplarını daha da artırmaktadır.

    <DIV align=justify>

    Diğer taraftan mükelleflerin, kredi kartı ile yaptıkları satışlar ile bunlara ilişkin olarak düzenledikleri satış belgeleri arasında dönem kaymaları ve tutar uyumsuzluklarının oluşmasını engellemek için mutlaka POS cihazlarından gün sonlarında aksatmadan gün sonu işlem raporunu almaları gerekmektedir. Aksi durumda bankalardan aylık dönemler itibariyle işlem tarihi bazında alınan POS satış hasılatı bilgileri ile KDV beyannamesinde yer alan satış hasılatı bilgileri arasında yapılan kontrollerde uyumsuzluklar ortaya çıkmakta ve bu durum gelir idaresi ile mükellefler arasında ihtilaflara sebep olmaktadır.

    <DIV align=justify>

    Bu nedenlerle mükelleflerce kredi kartı ile satış (POS) cihazlarının amacına uygun biçimde kullanılması, bu cihazlarla ilgili olarak gün sonu işlemlerinin geciktirmeden yapılması ve serbest muhasebeci ve mali müşavirlerce KDV beyannamelerinin 45 numaralı “kredi kartı ile tahsil edilen teslim ve hizmetlerin KDV dahil karşılığını teşkil eden bedel” satırının aylık POS hasılatları dikkate alınarak doldurulmasına dikkat ve özen gösterilmesi gerek mükellefler ve serbest muhasebeci mali müşavirler ve gerekse Başkanlığımızın bundan böyle aylık dönemler halinde yapacağı çalışmaları verimli hale getirerek zaman kaybını önleyecek, ayrıca mahkemelerimizin söz konusu incelemelerden kaynaklanan ihtilaflarla ilgili iş yükünü azaltacak ve neticede oluşabilecek sıkıntıların önüne geçecektir.

    <DIV align=justify>

    Kamuoyuna saygı ile duyurulur.
    İyi olmak bu dünyada çözüm değil.

  5. #5
    Müdavim Üye
    Üyelik tarihi
    26.Eylül.2007
    Nereden
    Uşak
    Mesajlar
    1,974
    <DIV style="MARGIN: 0px 0px 5px" id=post_message_91767>
    <DIV align=center>Dairesi
    Karar Yılı
    Karar No
    Esas Yılı
    Esas No
    Karar Tarihi
    DÖRDÜNCÜ DAİRE
    2005
    1723
    2005
    432
    11/10/2005


    <DIV align=center>
    <DIV align=center>KARAR METNİKREDİ KARTI İLE KAYIT DIŞI OLARAK MAL SATILDIĞI İDDİASIYLA YAPILAN TARHİYATTA DAVACININ KENDİSİ VE AİLESİNE İLİŞKİN KREDİ KARTI KULLANIMLARININ DİKKATE ALINMASI VE MATRAH FARKININ ORTAYA ÇIKMASI HALİNDE İSE SATILAN MALIN MALİYETİNİN İNDİRİLMESİ GEREKTİĞİ HK.&lt;
    Temyiz Eden Taraflar : 1- ? Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
    2- Mithatpaşa Vergi Dairesi Müdürlüğü/ANKARA
    İstemin Özeti : Davacının 2001 yılı işlemlerinin incelenmesi sonucu kayıt dışı satış hasılatı bulunduğu iddiasıyla re'sen kurumlar vergisi salınıp, fon payı hesaplanmış, vergi ziyaı ve özel usulsüzlük cezası kesilmiştir. Ankara 2. Vergi Mahkemesi 7.12.2004 günlü ve E:2004/601, K:2004/1010 sayılı kararıyla; konfeksiyon işiyle uğraşan davacının POS cihazı kullanarak kredi kartı ile yaptığı satışların bir kısmının defterlere hasılat olarak kaydedilmediğinin tespiti üzerine dava konusu tarhiyatın yapıldığı, davacının kendi kredi kartı dışında yakın akrabalarının kredi kartlarını kullanarak nakit ihtiyacını temin ettiğini ileri sürdüğü, ancak inceleme aşamasında ileri sürülmeyen bu iddianın dava aşamasında doğruluğunun tespitine olanak bulunmadığı, bu hususun inceleme yönteminin dışına çıkılarak diğer harici bilgilerle birlikte tespit edilebileceği, bu nedenle yapılan tarhiyatın kanuna uygun olduğu, özel usulsüzlük cezası kesilebilmesi için maddede sayılan belgelerin alınmadığının ve verilmediğinin, almayan ve vermeyenlerle birlikte tespitinin gerektiği, olayda ise böyle bir tespitin mevcut olmadığı, bu durumda kesilen cezada isabet görülmediği gerekçesiyle cezalı kurumlar vergisi ve fon payına yönelik davanın reddine, özel usulsüzlük cezasının ise kaldırılmasına karar vermiştir. Davacı, kredi kartı çekişlerinin nakit ihtiyacını karşılamaya yönelik olduğunu, satış nedeniyle kart kullanılmadığını, davalı İdare kesilen özel usulsüzlük cezasının kanuna uygun olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemektedirler.
    Savunmanın Özeti : Davalı İdare tarafından, davacı temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
    Tetkik Hakimi Mustafa Bahtiyar'ın Düşüncesi: Vergi Usul Kanununun 3 üncü maddesinde vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu belirtilmiştir. Gelir Vergisi Kanununa göre de gerçek gelirin vergilendirilmesi esastır. Olayda, davacının kredi kartı ile yaptığı satışları hasılat olarak kaydetmediği ileri sürülerek tarhiyat yapılmış ise de, anılan kart çekişlerinin büyük bölümünün davacının nüfus kayıtları ile belgelediği çok yakın akrabalara ait olduğu iddia edildiğinden, bu hususta yapılacak bilirkişi incelemesi sonucu kayıtdışı gerçek satışların tespiti gerektiğinden, mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
    Danıştay Savcısı A.Kemal Terlemezoğlu'nun Düşüncesi: Vergi Mahkemesince verilen kararın temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.
    Temyiz dilekçelerinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, taraflar temyiz istemlerinin reddi ile Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
    TÜRK MİLLETİ ADINA
    Hüküm veren Danıştay Dördüncü Dairesince gereği görüşüldü:
    Davacı şirket adına kredi kartı ile yaptığı satışların bir kısmını yasal defterlerine hasılat olarak kaydetmediği iddiasıyla yapılan tarhiyata karşı açılan davada, vergi mahkemesince cezalı vergi aslına yönelik davanın reddine, özel usulsüzlük cezasının ise kaldırılmasına karar verilmiştir.
    Vergi Dairesi Müdürlüğünce temyiz dilekçesinde özel usulsüzlük cezasına ilişkin olarak ileri sürülen iddialar mahkeme kararının dayandığı gerekçeler karşısında yerinde ve kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3 üncü maddesinde, vergilendirmede, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği belirtilmiştir. Aynı Kanunun 30 uncu maddesinde öngörülen re'sen vergi tarhı ile ulaşılmak istenen amaç ise, ödenmesi gereken vergilerin gerçek veya gerçeğe en yakın hali ile tespit edilmesidir. Yine aynı kanunun 134 üncü maddesine göre vergi incelemesinden maksat, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamaktır. Türk vergi sisteminde ise gerçek ve safi gelirin vergilendirilmesi esastır.
    Olayda, davacı kurumun POS cihazı kullanarak kredi kartı ile yaptığı satışları hasılat olarak defterlerine kaydetmediği iddiasıyla tarhiyat yapılmıştır. Davacı, söz konusu kredi kartı kullanımlarının büyük bölümünün satışlara ilişkin olmadığını, nakit ihtiyacını karşılamak amacıyla annesi, babası, kendisi ve kardeşinin kredi kartlarını kullandığını ileri sürerek dava açmıştır. Vergi Mahkemesince, inceleme aşamasında öne sürülmeyen bu hususun, dava aşamasında tarhiyata dayanak teşkil eden inceleme yönteminden hareketle doğruluğunun tespit olanağı bulunmadığı gerekçesiyle bu iddia kabul edilmeyerek cezalı vergi aslına yönelik dava reddedilmiştir. Ancak, davacı kurumun kredi kartı ile yaptığı satışların büyük bir bölümünün şirket ortağının annesi, babası, kardeşi gibi çok yakın akrabalarına yapılmış olması, Vergi Usul Kanunu'nun 3 üncü maddesinde belirtildiği üzere, ekonomik ve ticari icaplara uygun görülmemektedir. Söz konusu kişilere ilişkin kredi kartı kullanımlarının satış olarak kabul edilmesi mutad olmadığından, davacı kurumun defter ve belgeleri ile dosyadaki belgeler incelenerek bu kişilerin kullandığı kredi kartı işlemlerine ait miktarların matrah farkından tenzil edilmesi gerekmektedir. Yine matrah farkı bulunması halinde ise, hasılatın tamamı kazanç olarak nitelendirilemeyeceğinden inceleme elemanınca hiç dikkate alınmayan ve davacı tarafından % 30 olduğu ileri sürülen
    malmaliyeti dikkate alınarak bir karar verilmesi gerekmektedir.
    Bu durumda, davacının ekonomik ve ticari icaplara uygun görülen bu iddiaları dikkate alınmadan cezalı vergi aslına yönelik davayı reddeden mahkeme kararında isabet görülmemiştir.
    Açıklanan nedenlerle, davacı temyiz isteminin kabulüyle, belirtilen hususlar araştırılarak yeniden bir karar verilmek üzere Ankara 2. Vergi Mahkemesinin 7.12.2004 günlü ve E:2004/601, K:2004/1010 sayılı kararının bozulmasına oyçokluğuyla, davalı İdare temyiz isteminin reddine oybirliğiyle 11.10.2005 gününde karar verildi.
    K A R Ş I O Y
    Davacı kurumun defter ve belgelerinin incelenmesi sonucu, bir kısım kredi kartı çekişlerinin hasılat olarak kaydedilmediği iddiasıyla tarhiyat yapılmıştır.
    İnceleme elemanınca, defterlere kayıtlı olmayan tüm kart çekişleri kayıt dışı kazanç olarak kabul edilmiştir. Ancak bu sonuca varılırken, davacı kurumun defter ve belgelerinde kayıtlı emtia dengesi kurulmamıştır, maliyet dikkate alınmadan defterlerde kayıtlı emtia ile bu satışların yapılabileceği ya da ne tür emtianın kayıt dışı alınıp, hangilerinin kayıt dışı olarak satıldığı hususunda da bir tespit ve iddia yoktur. Dolayısıyla, tarhiyata dayanak alınan vergi inceleme raporunun eksik incelemeye dayalı olduğu sonucu ortaya çıkmaktadır. Eksik incelemeye ve varsayıma dayalı olan bu rapor ise vergi incelemesi ve re'sen vergi tarhı ile ulaşılmak istenen amaca uygun görülmemektedir.
    Bu nedenle, eksik inceleme ve varsayıma dayalı vergi inceleme raporu esas alınarak yapılan tarhiyatın kaldırılması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.
    (DAN-DER; SAYI: 111)
    BŞ/ÖEK





    < =text/ ="https://pagead2.googlesyndicati&#111;n.com/pagead/show_ads.js">


    < ="https://pagead2.googlesyndicati&#111;n.com/pagead/expansi&#111;n_.js">

    < ="https://googleads.g.doubleclick.net/pagead/test_domain.js">

    < ="https://pagead2.googlesyndicati&#111;n.com/pagead/render_ads.js">

    google_protectAndRun("render_ads.js::google_render _ad", google_handleError, google_render_ad);
    İyi olmak bu dünyada çözüm değil.

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •