Toplam 2 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 2 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Özelleştirme ve halk desteği

  1. #1
    Yönetici
    Üyelik tarihi
    03.Şubat.2004
    Nereden
    Antalya, Turkey
    Mesajlar
    4,609
    RADİKAL<?:NAMESPACE PREFIX = O /><O:P> </O:P>
    29.06.2005, ÇARŞAMBA<O:P> </O:P>
    <O:P></O:P>
    Özelleştirme ve halk desteği<O:P> </O:P>
    Mustafa Aysan <O:P></O:P>
    Devlet işletmelerimizde özelleştirme çalışmaları, 1986'da başladı. İlk yıllardaki yoğun halkla ilişkiler kampanyaları ile elde edilen önemli orandaki halk desteğiyle hız kazandı. Hızlanma ve duraklama dönemlerinden geçen 19 yıllık uygulamadan sonra, yaklaşık 10 milyar dolar gelir elde edildi, bazı yıllarda elde edilen gelir, 1.5-2.0 milyar dolara yükseldi; bazı yıllarda 150-200 milyon dolara kadar düştü. Özelleştirilen devlet işletmeleri arasında, üretimi, çalışan sayısı, verimi ve kârlılığı artarak sürebilen başarılı örnekler yanında, özelleştirme sonrasında iflasa sürüklenen, üretimi durdurulan, işçileri işten çıkarılan, varlıkları yitirilen, kapanan ve artan birikmiş zararlarıyla devlete geri verilenleri de vardır. Bu 19 yıllık uygulama, gelecekte, işletme öğretisinde, iyi ve kötü özelleştirme örnekleri olarak kullanabilecek önemli bir bilgi birikimini yaratmıştır. Bu değerli deneyim, vaka etütleriyle, geniş kapsamlı bir araştırmaya bağlanmamıştır. Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB) bülten ve yayınlarında, üniversitelerimizde yapılan tez çalışmaları içinde, özelleştirme sonuçlarıyla ilgili bazı yöntem karşılaştırmaları vardır. <O:P></O:P>

    Bugünlerde, ekonomimiz için önemli beş büyük devlet işletmemiz, tek ihalede, şirket sermayesi çoğunluğuyla yönetiminin, özel kişi ve kuruluşlara devredilmesini amaçlayan 'blok satış' yöntemiyle satışa çıkarılmıştır. Bunlar, Seydişehir Alüminyum, Petkim, Tüpraş, Erdemir, Türk Telekom gibi, oldukça başarılı büyük işletmelerimizdir. En son yönetim ve üretim teknolojisiyle iyi yönetilmeleri, ülkemizin geleceği için büyük önem taşıyan bu dört büyük işletmemizin, bu yöntemle özelleştirilmelerine, büyük işçi sendikalarımız ile o işletmelerde çalışan işçiler karşı çıkmaya başlamışlardır. Yapılan toplantılara halkımızdan da önemli oranda katılımın başlaması, özelleştirme çalışmalarına başlangıçta sağlanan halk desteğinin zayıflamakta olduğunun işaretleridir. Bilimsel yöntemlerle, önyargılar işe karıştırılmadan, ülke ve halk yararına çözüme bağlanması gereken bu önemli konu, giderek siyasallaşmakta ve duyguların egemen olduğu bir 'yandaşlar ve karşıtları' tartışması biçimine dönüşmektedir. <O:P></O:P>

    Bu konuda yapılması gereken, geçmiş deneyimlerin bilimsel yöntemlerle araştırılması ve önceki özelleştirme deneyimlerinden çıkan sonuçlara göre uygulanan yöntemlerin değerlendirilmesidir. 'Vaka etütleri' toplu değerlendirme yöntemiyle bir araştırma, henüz yapılmamış olduğu için, bu beş büyük kuruluşumuz, daha önce bu konuda başarısız olduğu türlü örneklerle ortaya çıkmış bulunan 'blok satış' yöntemiyle satılmaya çalışılmaktadır, ihaleler açılmış ve ilan edilmiştir. Oysa bu önemli büyük kuruluşlarımızın da özelleştirme gibi, iyi uygulandığı ve kullanıldığı takdirde ilgili kuruluşlara büyük yarar sağlayabilecek, 'özelleştirme tekniği'nden yararlanmaya hakları vardır, onlara bu olanak verilmelidir. Tüpraş ve Petkim şirketlerimizde, daha önce üçer kez başarısız olmuş bu özelleştirme işleminin, şimdi başarılı olması için, ortada haklı bir neden yoktur. Bugüne kadar yapılan uygulama hakkında bildiklerimiz, 'halka açılma' yönteminin, bu büyük kuruluşların özelleştirilebilmeleri için daha uygun olduğunu göstermektedir; bu deneyim, doğru okunmalıdır. Aslında bu konuda dünya ülkelerinde de, özelleştirme yöntemlerinin sonuçları ile ilgili pek çok örnek vardır. Bu konuda kuşku duyuluyorsa, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nın (ÖİB) bir araştırma yaptırması, bizleri de aydınlatacaktır. <O:P></O:P>

    Devlet işletmelerinde özelleştirme uygulamalarının, tamamlanıncaya kadar sürdürülmesi ve sürüncemede kalmış bu işin bir an önce bitirilmesi, ekonomimizin geleceği açısından büyük önem taşımaktadır. Geçmişte başarısız olduğu kanıtlanmış yöntem yerine, bu kuruluşlarda da başarısı kanıtlanmış halka açılma yönteminin uygulanması, yitirilmekte olan halk desteğinin yeniden kazanılmasını ve özelleştirme işlemlerinin hızlanmasını sağlayabilir.<O:P> </O:P>
    <O:P></O:P>
    ------------------
    Uyarı: Kişi veya kurumları eleştiri taşıyan mesajların altında eğer imza yok ise, gerekli görüldüğü zaman mesajlara forum yetkililerince uyarısız müdehale yapılacaktır.

  2. #2
    Üye
    Üyelik tarihi
    05.Şubat.2005
    Nereden
    Turkey
    Mesajlar
    72


    DEĞERLİ MESLEKTAŞLARIM,


    Türkiye'de büyük bir kesim benim gibi Özelleştirmeye karşı,Hele Yabancıya Satışa Şiddetle karşı.


    ÇOK ŞÜKÜR ORTA YOL BULUNDU !


    Kanal D'de Tek etek programında Fatih Altaylı ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Başkanı ile konuştular.


    Konu Sayın Demirel ailesi idi.


    Fakat benim dikkatimi başka bir şey çekti.


    TMSF başkanı rakkamlara dayanarak çok önemli şeyler söyledi.


    TMSF ye devredilen şirketler %60 lar civarında cirolarını arttırmış,kâra geçmişler ve devlete olan borçlarını süratle öder hale gelmişler.


    Hatta,Çimentocular;


    -Aman idare hep sizde olsun diyorlar mış !


    İŞTE SİZEÖZELLEŞTİRMEYE BÜYÜK ÇÖZÜM.


    Halkın Milletin Malıdır,Satamazsınız,Hele Yabancıya Asla Satamazsınız diye yırtındığı Kamu İktisadi Teşebüslerini TMSF nin idaresine verin.


    Size büyük Kârlar sağlasınlar,Ne yerliye ne yabancıya satılmaktan kurtarsınlar.


    Afedersiniz,En önce Şu anda En Kârlışirkeleri satmak istediğinizi unuttum.


    Haklısınız maksat kazanç sağlamak değil,Maksat parsel,parsel satmak...


    Bizede sattırmamak düşüyor.


    Mutlu ve Uzun Yaşayınız


    Muammer Sokollu