Toplam 3 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 3 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Kayıtdışılıkta vergi kaybı

  1. #1
    Yönetici
    Üyelik tarihi
    03.Şubat.2004
    Nereden
    Antalya, Turkey
    Mesajlar
    4,609


    Kayıtdışılıkta vergi kaybı


    BİZE GÖRE / Veysi Seviğ





    Maliye Hesap Uzmanları Kurulu'nun 60'ıncı kuruluş yıldönümü nedeniyle Ankara'da düzenlenen ve konusu "Kayıtdışı Ekonomi" olan panelde, bu bağlamda yapılan bir araştırmanın sonuçları açıklanmıştır. Hesap Uzmanları Kurulu tarafından hazırlanan kayıtdışı ile ilgili rapora göre Türkiye'deki "kayıtdışı ekonomi"nin boyutları milli gelirin yüzde 30.7'si düzeyindedir. Buna göre kayıtdışı ekonominin büyüklüğü ise 90 milyar dolara ulaşmıştır. Bunun sonucunda ortaya çıkan vergi kaybı da yaklaşık 22.5 milyar YTL'dir.


    1998 yılında ulusal gelirin yüzde 37.26'sı düzeyinde bulunan kayıtdışı ekonomi, 1999 yılında yüzde 33.46, 2000 yılında yüzde 26.12'ye inmiş, ancak 2001 yılında yüzde 31.48, 2002 yılında yüzde 29.74, 2003 yılında yüzde 29.61 olarak saptanmıştır.


    Yapılan hesaplamalara göre kayıtdışı ekonominin boyutları 2004 yılı için yüzde 30.07'dir. Bu rakam bir başka açıdan Türkiye'de kayıtdışı ekonominin bir anlamda egemen olduğunu göstermektedir.


    Hesap Uzmanları Kurulu'nun yapmış olduğu çalışmadan da anlaşılacağı üzere kayıtdışı ekonominin varlığı nedeniyle 2004 yılında kayba uğrayan vergi miktarı ise 22.5 milyar YTL'dir.


    Diğer yandan Maliye Bakanlığı denetim elemanlarının 2004 yılında gerçekleştirdikleri denetimlerde her yüz liralık gelirin 46 lirasının beyan edilmediği saptanmış bulunmaktadır. Bu bağlamda 2004 yılında yapılan incelemeler sonucunda 153 bin yükümlünün toplam 22 milyar liralık matrah beyanı üzerinde 18 milyar liralık matrah farklı bulunmuştur.


    Bir başka açıdan 2004 yılında yoğunlaştırılan vergi denetimleri sonucunda ortaya çıkan matrah farkı; yükümlülerin gelirlerini beyan dışı bırakma eğiliminde olduklarını göstermektedir.


    Bu eğilim 2004 yılı için 2005 yılında yapılan beyanlarda da geçerlidir.


    Vergi gelirlerinde ortaya çıkan yetmezliğin bu bağlamda iki önemli kaynaktan oluştuğu sonucuna varılabilmektedir. Şöyle ki;


    . Ülkemizde kayıtdışılık etkinliğini giderek artırarak bir anlamda ekonomik yaşama egemen olmaktadır.


    . Diğer yanda vergi yükümlüleri gelirlerini gizleme eğilimindedirler. Yapılan vergi denetimlerinden elde edilen sonuçlar bunu göstermektedir.


    Dolayısıyla ülkemizde kayıtdışılığın önlenebilmesi için gerekli yasal düzenlemelere gidilmesinde zorunluluk vardır.


    Ayrıca vergi denetimlerinin artırılması yanında vergi gelirlerinde artış sağlamaya yönelik bazı hukuksal düzenlemelere gidilmesi artık kaçınılmaz hale gelmiştir.


    Aşağıdaki tabloda vergi türleri itibariyle 2004 yılı inceleme sonuçları yer almaktadır. (Kaynak: Gelirler Genel Müdürlüğü)





    Vergi türleri itibariyle 2004 yılı inceleme sonuçları


    Vergi türü İnceleme sayısı İncelenen matrah (Milyon TL) Bulunan matrah farkı (Milyon TL)


    Gelir vergisi 39.666 2.423.137.990 6.527.744.340


    Kurumlar vergisi 15.796 2.952.907.834 4.345.800.615


    Katma değer vergisi 30.192 15.209.915.947 4.086.168.747


    Bank. sig. mua. ver. 694 96.637.244 105.176.629


    Veraset ve intikal vergisi 2.333 17.221.732 2.465.234


    Damga vergisi 954 106.366 291 1.358.637.476


    Katma değer vergi iadesi 727 216.342.961 15.969.087


    Geçici vergi 9.417 69.455.429 463.908.243


    Diğer 54.102 1.032.067.319 2.107.046.249


    Toplam 153.881 22.124.052.747 18.712.916.620





    Ülkemizde yıllar itibariyle mükellef sayısının yeteri derecede artmaması yanında kayıtdışı ekonominin ortaya çıkardığı sorunlar ve özellikle güncel ekonomiyi yönlendirme açısından ortaya çıkardığı etkinlik yeterince irdelenmeden alınacak önlemlerin sonuç vermesi bu bağlamda da beklenmemelidir.


    Kayıtdışı ekonominin yasa dışı işlemleri de kapsamış olduğunu belirtmekte yarar görmekteyiz. Örneğin uyuşturucu trafiği içersinde yer alan ülkemizden geçen bu tür maddeler nedeniyle ekonomiye kalan artı değer yaklaşık yüzde 10 civarındadır. Bu artı değer ekonomik yapımız içersinde kayıtdışı etkisini kullanım alanına göre değiştirmektedir.


    Diğer yandan rüşvet ve benzeri nitelikteki kayıtdışı ekonomi yaratmaya yönelik olan ve suç niteliğini taşıyan eylemlerin ekonomiye yansıması farklı biçimlerde olmakta, bazı hallerde söz konusu yansımalar nedeniyle de ekonomide kayıtdışılığı dalga dalga genişleten bir zincir etkisi doğurmaktadır.


    Hesap Uzmanları Kurulu tarafından yapılan çalışmadan da anlaşılacağı üzere 1998 yılında 3 katrilyon 423 trilyon olan ve kayıtdışılıktan kaynaklandığı hesaplanan vergi kaybı, 2002 yılında 15 katrilyon 216 trilyon liraya, 2003 yılında 19 katrilyon 667 trilyon liraya 2004 yılında ise 22 katrilyon 524 trilyon liraya yani 22 milyar 524 milyon YTL'ye yükselmiş bulunmaktadır. Bir başka anlatımla kayıtdışı ekonominin boyutları 2003 yılında 76 milyar dolar iken bu rakam 2004 yılında 90 milyar dolara yükselmiştir.


    Vergi kayıp ve kaçaklarının önüne geçilebilmesi için her şeyden önce vergiyi doğuran olayların izlenebilir hale getirilmesi gerekmektedir. Bu açıdan yapılacak çalışmalarda kamusal denetim yanında mevcut yasal düzenleme çerçevesinde özel denetime ve denetim sorumluluğuna da ağırlık verilmesi gerekmektedir.


    Kayıtdışı ekonomi için yapılması gerekenler ise daha çok mevcut hukuk düzeninin içersinde yeni kurumların konulması ile mümkün olabilecektir. Bu açıdan kişilerin mal varlıklarında ortaya çıkan artışların gelirleri ile dengeli olup olmadığı konusunu izlemeye yönelik herhangi bir hukuksal düzenlemeye gidilmediği sürece kayıtdışı ekonominin kimleri ekonomik açıdan etkin ve güçlü hale getirdiğini de tespit edebilme olanağı olmayacaktır.


    Ülkemizde gerek beyan dışı kalan gelirlerin büyüklüğü ve gerekse kayıtdışı ekonominin göstermiş olduğu gelişme bu bağlamda mevcut yasal düzenlemelerin yetersiz olduğunu ve özellikle kayıtdışılık konusunda ise kamusal denetimin yapılmasını sağlayacak yasal düzenlemelere yeterince önem verilmediği anlaşılmaktadır.


    Not: Bir süredir İstanbul dışında bulunuyorduk. Bu süre içersinde ülkemizin ender yetiştirdiği kişilerden olan İcen BÖRTÜCENE'yi kaybettiğimizi yeni öğrenmiş bulunuyorum. Gerçek bir bilge olan İCEN'i unutmak mümkün değil. Bilge olduğu kadar mütevazı, mütevazı olduğu için haksızlıklara uğramış olan İCEN'in yeri hiçbir vakit doldurulamayacaktır. Kendisine rahmet, değerli ailesine sabırlar diliyorum. VS.
    ------------------
    Uyarı: Kişi veya kurumları eleştiri taşıyan mesajların altında eğer imza yok ise, gerekli görüldüğü zaman mesajlara forum yetkililerince uyarısız müdehale yapılacaktır.

  2. #2
    Yönetici
    Üyelik tarihi
    03.Şubat.2004
    Nereden
    Antalya, Turkey
    Mesajlar
    4,609


    Hesap Uzmanları kayıt dışılığı tespit etmiş. Tebrikler!


    Peki kayıt dışılığı teşvik edici etmenleri neden yazmamışlar. Masanın öbür tarafından bu tarafına geçmedikçe bunu göremezler. Yüksek vergi oranları , basit usulun hala devam ettirilmesi, eğitim, yolsuzluklar, güvensizlikler ilk akla gelenler. Bunlar çözülmedikçe polisiye tedbirler ile bir yere varılamaz.





    ------------------
    Uyarı: Kişi veya kurumları eleştiri taşıyan mesajların altında eğer imza yok ise, gerekli görüldüğü zaman mesajlara forum yetkililerince uyarısız müdehale yapılacaktır.

  3. #3
    Üye Yeni Üye
    Üyelik tarihi
    08.Mart.2005
    Nereden
    Turkey
    Mesajlar
    44


    Sayın Gülşen,


    Hesap Uzmanları vergi mevzuatının tartışmasız üstadları.Buradan hareketle bu mevzuatın bu kadar karışık ve uygulanamaz hale gelmesininde başmüsebbipleri.





    Temel yanlış toplumu, sosyo-ekonomik yapısı ve düzeyini gözetmeden karmakarışık kurallarla eğitme çabası tabi bu arada kural çiğneme yetiside geliştirilmiş suçlu bir toplum yaratılmış oluyor.Bu kurul gerçekten işinin ehli vergi mevzuatında yetişenler üzerindede gerek bizzat gerek yaynları ile hatırı sayılır emeğe sahipler ama sonuç hiç iyi değil anlaşılamaz bir yığın mevzuat belkide böyle olması birilerinin geçer akçe olmasına vesile oluyor.


    Vergi mevzuatının silbaştan yazılmasının konuşulduğu şu günklerde yine bu tür yazılar çoğaldı ve kamuoyu bence yine yanıltılıyor.Ele alınan istatistikler genellikle Hesap uzmanlarının yaptığı inceleme sonuçlarına dayalı.İncelenen mükellefler doğal olarak vergi kaçırdığına dair emareler bulunanalar o nedenle bunlara ait rakamlara ait oranları alıp tüme uygulamak afedersiniz "rakamlarla yalan söylemek" gibi birşey.Dahası daha da vahim.


    -Vergiyi tabana yaymak lazım,


    -Denetimleri yoğunlaştırmak lazım,


    İşte dolap hep böyle dönüyor suçlu bir toplum eli sopalı bir devlet.Ve bu devleti yanlış yönlendiren malesefuzmanlar aydınlar.Adam gibi sade vatandaşında anladığı Vergi Kanunları yapmak çokmu zor.Vatandaş bilmediği bilemediği yasalara nasıl uyar.Vergi kayıp ve kaçağı kimin hayatını olumsuz etkiler?Vatandaş bile bile kendisine kötülük yaparmı?Alttakiler ezilirken üsttekilerin borusu çalınıyor ve insan boruyu çalanların üstadları olduğunu görünce üzülüyor.


    Sayın Seviğ içerisinden çıktığı Kurulu yere göğe sığdıramıyor.Ve yazısında denetimlerin sıklaştırılmasını öneriyor.Şimdi burayı iyi okumak lazım.Hesap Uzmanı sayısını (dolu kadro 292 boş kadro 859 yine GGMd.sitesinden) gözönünde bulundurup bu denetimlerin nasıl artırılacağını görmek ve kimin yakasının yırtılacağını anlamak lazım.Bu yazı ve benzer söylemlerin sonu aynı yere varacak tavşan kaç tazı tut misali memurlara yetkiler verilip tabanda aranacak yine kayıp kaçak.Artık sormak lazım 70 milyonluk ülkede 292 hesap uzmanı ilemi denetim yaygınlaşacak?Neden hesap uzmanı kadroları o kadar genç ve yetişmiş işsizimiz varken boş tutulur?Bunda kurul mensuplarının etkisi varmı?Denetim vergi memurlerı ile küçük işletmeler üzerinde yoğunlaşınca vergi kayıp kaçağı azalacakmı?.....


    İnceleme sonuçları Gelirler Genel Müdürlüğü'nün sitesinde ayrıntılı olarak var.Vergi kayıp kaçak oranıTabandan Yukarıya katlanarak artıyor.Tavandakilerin bünyesinde aynıekollerden gelenlervar.Şeytanın aklına gelmeyen düzenler kurulmuş ve 70 milyona maledilmeye çalşılıyor.Sonuç ise ortada "Taban" "Taban" diyenlere arasıra tabandaliler soruveriyor Tabanda ne kaldı diye.Sonra getirdiklerinide Taban'a göz diktiriyorlar.Ve aynı filmtekrar tekrar gösterime giriyor aslar aynı figüranlar değişiyor.Edited by: mkemal
    Saygılarımla