Toplam 6 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 6 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: İşçi bildirimleri ve hapis işkencesi

  1. #1
    Yönetici
    Üyelik tarihi
    03.Şubat.2004
    Nereden
    Antalya, Turkey
    Mesajlar
    4,609
    <TABLE =Ms&#111;normalTable style="mso-padding-alt: 3.75pt 3.75pt 3.75pt 3.75pt; mso-cellspacing: 0cm" cellSpacing=0 cellPadding=0 width=764>
    <T>
    <TR style="mso-yfti-irow: 0; mso-yfti-firstrow: yes">
    <TD style="PADDING-RIGHT: 3.75pt; PADDING-LEFT: 3.75pt; PADDING-BOTTOM: 3.75pt; PADDING-TOP: 3.75pt" width=754 colSpan=2>

    <B style="mso-bidi-font-weight: normal">HÜRRİYET<?:NAMESPACE PREFIX = O /><O:P> </O:P>[/B]
    <B style="mso-bidi-font-weight: normal">18.05.2005, ÇARŞAMBA<O:P> </O:P>[/B]
    İşçi bildirimleri ve hapis işkencesi<O:P> </O:P></TD></TR>
    <TR style="mso-yfti-irow: 1; mso-yfti-lastrow: yes">
    <TD style="PADDING-RIGHT: 3.75pt; PADDING-LEFT: 3.75pt; PADDING-BOTTOM: 3.75pt; PADDING-TOP: 3.75pt" width=728>
    <TABLE =Ms&#111;normalTable style="WIDTH: 60pt; mso-padding-alt: 0cm 0cm 0cm 0cm; mso-cellspacing: 0cm" cellSpacing=0 cellPadding=0 width=80>
    <T>
    <TR style="mso-yfti-irow: 0; mso-yfti-firstrow: yes">
    <TD style="PADDING-RIGHT: 0cm; PADDING-LEFT: 0cm; PADDING-BOTTOM: 0cm; PADDING-TOP: 0cm">
    <O:P></O:P> </TD></TR>
    <TR style="mso-yfti-irow: 1">
    <TD style="PADDING-RIGHT: 0cm; PADDING-LEFT: 0cm; PADDING-BOTTOM: 0cm; PADDING-TOP: 0cm">
    <B style="mso-bidi-font-weight: normal">ŞükrüKIZILOT<O:P> </O:P>[/B]</TD></TR>
    <TR style="mso-yfti-irow: 2; mso-yfti-lastrow: yes">
    <TD style="PADDING-RIGHT: 0cm; PADDING-LEFT: 0cm; PADDING-BOTTOM: 0cm; PADDING-TOP: 0cm">
    <O:P> </O:P></TD></TR></T></TABLE>


    İŞKENCE ki ne işkence!.. İşçi bildirimi deyince, akla hemen işe alınan işçinin SSK’ya bildirimi geliyor. Yok efendim, çoğunuzun bilmediği bir bildirim daha var. O bildirimi yapmazsanız, olay ceza mahkemesine hatta hapse kadar gidiyor. <O:P></O:P>


    İsterseniz, sözü uzatmadan hemen konuya girelim.

    İKİ AYRI BİLDİRİM

    Çalışma yasalarımıza göre, işçi bildirimleri (T.İş Kurumu hariç) iki ayrı kuruma yapılıyor.

    1- SSK’ya bildirim olayında, işverenler, işçileri işe başlatmadan önce kuruma bildirmek zorundalar. Bildirmezlerse, her bir sigortalı için asgari ücretin aylık brüt tutarı kadar idari para cezası uygulanıyor.

    2- Diğer bildirime gelince, Sendikalar Yasası’nın 62. maddesine göre; işverenler, işe aldığı veya herhangi bir nedenle hizmet akti sona eren işçileri, izleyen ayın 15’ine kadar, aylık bildirimlerle, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na ve ilgili Bölge Müdürlüğü’ne bildirmek zorundalar.

    BİLDİRİM YAPILMAZSA

    İşveren bildirim yapmazsa ne olur? Bir örnekle açıklayalım; 18 Mayıs 2005 tarihinde, iki işçinin işe girişi ve SSK’ya bildirimi yapıldı. Diğeri, bilinmediği için ihmal edildi. Haziran ayında da bu durum tespit edildi. Şimdi ne olacak?

    1- İşveren hakkında, Cumhuriyet Savcılığı’na, suç duyurusu yapılacak (2821 sayılı Yasa Md. 59).

    2- Her işe giriş için, ‘para cezası’ uygulanacak. Buna göre, 2005 yılı ağır para cezasının alt sınırı olarak; 495,53 YTL x 2 işçi = 991,06 YTL ceza kesilecek.

    3- Beraberinde gelen yazıda ‘10 gün içinde bu parayı ödeyin aksi halde hakkınızda dava açılacak. Haksız çıkarsanız ceza yüzde 50 fazlasıyla alınacak’ diye, uyarı olacak.

    4- Yazıyı aldınız veya yerinize başkası aldı ve 10 günü geçirdiniz. İşte şimdi yandınız. Savcılık hakkınızda dava açacak, sulh ceza mahkemesinde yargılanacaksınız.

    Müfettiş, para cezası, savcılık, ceza mahkemesi, avukat, adliye... ‘Bu da nereden çıktı?’ derken, işçi bildirimlerinden kaynaklanan işkence de başlamıştır...

    ÇÖZÜM YOLU NE?

    Türkiye ekonomisinin en önemli sorunu işsizlik. Enflasyon düştü, faiz oranları indi ama işsizlik de azalma yok. Aksine arttı...

    İstihdam yaratıp, işçi çalıştıranları, çalıştırdıklarına çalıştıracaklarına pişman etmenin ne anlamı var?

    İşverene yukarıdaki eziyetler çektirilmeden de sorunu çözmek mümkün. İşverenler çalıştırdıkları işçileri zaten SSK’na bildiriyorlar. Sigorta bildirgelerine sadece iki rakam sığacak kadar ufak bir işkolu eklemesi yapılır (çünkü işkolları numarası 1’den 28’e kadar) ve Çalışma Bakanlığı da, iş kollarındaki çalışan sayılarını SSK kayıtlarından öğrenmiş olur. Ayrıca mevcut durumda aylık prim ve hizmet belgesinde işçinin hangi nedenden çıktığına ilişkin sütun bulunmaktadır. Bakanlık işçinin çıkış nedenini Ek-2 belgesi yerine, SSK’dan aylık prim ve hizmet belgesine dayanarak isteyebilir. Bu durumda, Ek-2 bildirimine, işçilerin girişi de SSK işe giriş bildirgesi ile yapıldığından Ek-1 bildirimine gerek kalmaz. Böylece memur ve işverenlerin zaman kaybı önlenecek, kırtasiyecilik de azalmış olacak. Ayrıca Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler büyük bir iş yükünden de kurtulmuş olacaklar.

    İŞÇİ ÇALIŞTIRMA SUÇU

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı ve talimatı üzerine ilgili genel müdür, 23 Aralık 2003 tarihinde bizi telefonla arayıp, işçi bildirimi işkencesine son vereceklerini belirtmişlerdi. Aradan 1.5 yıl geçti. O da ne? 21 Nisan 2004 Tarih ve CGM-5.1.4. sayılı özelge ile iş müfettişi tarafından düzenlenen inceleme raporu ile uygulamaya, son verildiği açıklandı. Bu tarihten itibaren, bildirimlerin süresinde verilmediğinin anlaşılması durumunda, iş müfettişi raporu bile aranmadan, Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunulacağı da belirtildi.

    Nasıl, fıkra gibi bir olay değil mi? Adamın bütün suçu işçi çalıştırmak. Yaptırımı da para cezası, ceza mahkemesi ve hapis cezası!.. Adama sorarlar; ‘Sizin amacınız üzüm yemek mi yoksa bağcıyı dövmek mi?’<O:P> </O:P></TD>
    <TD style="PADDING-RIGHT: 3.75pt; PADDING-LEFT: 3.75pt; PADDING-BOTTOM: 3.75pt; PADDING-TOP: 3.75pt" width=16>
    <O:P></O:P> </TD></TR></T></TABLE>
    <O:P></O:P>
    ------------------
    Uyarı: Kişi veya kurumları eleştiri taşıyan mesajların altında eğer imza yok ise, gerekli görüldüğü zaman mesajlara forum yetkililerince uyarısız müdehale yapılacaktır.

  2. #2
    Yeni Üye
    Üyelik tarihi
    14.Mart.2005
    Nereden
    Turkey
    Mesajlar
    19
    üstad bir muhasebeci olarak kendimi T.C. nde hükümetlerinbir eşşeği olarak görüyorum. ve bizi bu şekilde görmemizi sağlayanlardan ve hakkımızı ne hükümetlere ne maliyeye karşı korumayan turmob.dan artık utanıyorum. odolarımızın birlği olduğundan.
    Bune vurdum duymazlık üstad.bizim burada anamız imanımız gevriyor turmob.bu konuyu nasıl gözden kaçırıyor.
    Hadi diyelimki bu yasayı çıkaranlar muhasebecinin derdini bilmiyor.hangi şartlardan çalıştığını ne sıkıntılar çektiğini bilmeyebilir. Ama turmob
    diyecek daha başka bir şeyim yok. bizim hakkımızı koruyacak olanlar eğer gereği kadar bu işi yapamıyorlarsa bizim gibi eşşeklere daha çoook semer vururlar T.C. hükümetlerince
    MALKAN

  3. #3
    Müdavim Üye
    Üyelik tarihi
    02.Şubat.2005
    Nereden
    Turkey
    Mesajlar
    2,754


    size tamamen katılıyorum turmob ve odalarımız nerde, artık muhasebeciler hayatı yaşayamaz oldu, bezdirdiler bizi böyle olursa kimse bu mesleği yapmak istemyecek çünkü herşeyin faturasını muhasebeci ödeyecek.1988 yılında açılan bir işyerine bölge çalışma numarası alınmamış bu durumda ne yapmalıyız.



  4. #4
    Üye Yeni Üye
    Üyelik tarihi
    08.Mart.2005
    Nereden
    Turkey
    Mesajlar
    44
    Odalarımız Saray yavrusu binalar yapmak, birliğimizde tesmer vasıtasıyla eğitime el atarak ticari hacmini genişletmekle meşgul ve sanırım mevzuatın çilesi arttıkça meslektaşın gelirinin dolayısıyla ödeyeceği aidatların artacağını umuyorlar.Ve tabii olarak devlet kademesi ile iyi geçinip oluşacak yeni dengelerde sıçrayabilecekleri yeni mevkileri hesaplıyorlar.
    Saygılarımla

  5. #5
    Üye
    Üyelik tarihi
    05.Şubat.2005
    Nereden
    Turkey
    Mesajlar
    72
    DEĞERLİ MESLEKTAŞLARIM,
    Sayın Şükrü Kızılot’ un yazısını günlük yaşadığımız olaylara uygulayalım.
    Çoğumuza anıları gibi gelecek bir senaryo yazalım.
    Mayıs ayının 23 de İşyerime, iki kişi işçi olarak çalışmak üzere müracaat ediyorlar.
    Konuşuyoruz,
    -Olur sizi işe alacağım diyorum.
    İkisi birden ellerime sarılıyor,
    -Allah razı olsun,7-8 aydır işsiziz.Borç gırtlağımıza dayanda.İnanın eve dönüş paramız bile yok diyorlar.
    (Ziraat Mühendisi oğlum bir senedir işsiz)
    Gözlerim dolu dolu oluyor.
    S.S.K.İşe Giriş Bildirgesini doldurmak istiyorum.
    Sorularıma tam yanıt veremiyorlar.Yanlarında resim yok.Kimlik Numarası,Vergi Numarası,S.S.K.numaralarını bile hatırlamıyorlar.
    -Bu gün işbaşı yapalım yarın gelirken getiririz diyorlar.
    -Olmaz önce belgeler gelecek dediğimde,kıpkırmızı olup,ürkek ayrılıp gidiyorlar.
    Hallerinden anlıyorum.Bir günlük yevmiye kazanma imkanını kaçırdılar.
    24 Mayıs’ta sabah herkesten önce geliyorlar.
    -Abi istediklerini getirdik.Biz işbaşı yapıyoruz.Öğle yemeğinde gelir imzalarımızı atarız,diyorlar.
    -Durun bakalım bu gün İşbaşı yapamazsınız.Diyorum.
    Şaşkın,dalga geçtiğimi zannederek,
    -Yapma abi,neden işbaşı yapayız ?
    -Çocuklar, belgelerinizi şimdi dolduracağız,imzaları atacaksınız.
    Siz 1 Haziranda işbaşı yapacaksınız.Bizde o güne kadar S.S.K.giriş bildirgenizi vereceğiz.
    -Neden abi
    -Kanun Öyle.İşe başlamadan S.S.K.ya İşe Giriş Bildirgenizi vermeliyim.
    -Abi, işsiziz, parasısız dedik diye bizle dalga geçme.
    İşe başlamamış adamın,giriş bildirimi mi olur.Ya yolda kaza geçirsek Azrail’e
    -Aman canımı alma 1 Haziranda işbaşı yapacağım diye imza attım mı diyeceğiz.
    -Ne yapayım çocuklar kanun böyle.
    -Böyle kan………..
    -Efendim anlamadım.
    -Yok abi,kendi kendime konuştum.Hadi eyvallah.1 Haziranda görüşürüz.
    Bir hafta daha para kazanamayacakları üzüntüsü ile gidiyorlar.
    O akşam ve sonraki akşamlar evlerine yine işsiz girecekler.
    1 Haziranda gelip işbaşı yapıyorlar.
    5 Temmuzda Haziran ayı ücretlerini ödüyorum.
    6 Temmuzda Haziran ayı S.S.K.Aylık Prim ve Hizmet Belgesini internetten yolluyorum.Aynı gün Bankadan,
    Haziran primini yatırıyorum.
    Temmuz sıcağında işlere dalıyorum.
    Bölge Çalışma Müdürlüğüne ve Çalışma Bakanlığına Temmuz’un 15’ine kadar göndermem gereken
    EK 1’i göndermeyi unutuyorum.
    Ve arkadan sayın Şükrü Kızılot’ un saydığı cezalara çarpılıyorum.
    Tamam, Turmob konunun üstüne gitmemekle suçlu.
    60-70 bin üyesinin cezaya çarpılmasına mani olmak için çaba göstermiyor.
    -Türkiye Büyük Millet Meclisindeki Hukukçu ve Meslek Mensubu Millet Vekillerimiz bu kanun çıkarken
    Neden mani olmadılar?
    -Avukatlar hiç mi yanlarında personel çalıştırmıyorlar,Barolar,Barolar Birliği neden harekete geçmiyor.
    Onların üye sayısı bizden az mı ?
    -Ticaret Odaları-Sanayi Odaları neden sessiz.Onların üyeleri İşçi Çalıştırmıyor mu?
    Üye sayıları bizim kaç katımız ?
    -Meşhur İşverenler Derneğimiz Tüsiyad, Irak konusunda-Kıbrıs Konusunda-AB konusunda-ABD konusunda
    ağzına geleni söyler.Hükümete kafa tutar.Yanlarında işçi çalıştırmıyorlar mı ? Neden bu konuyu ağızlarına
    almazlar ?
    Çünkü rahatsızlık yaratan SENDİKALAR kanunu.
    Sendikalar Kanununu eleştirmek,demokratlığı bozar,Aydın olma vasfını zedeler,Toplu sözleşme zamanı da
    İş barışına zarar verir.İşin ucunda Sendika lafı var.
    Oysa eleştirecekleri Sendika değil,kanunlarında ki bir maddenin adil olmaması,İşçinin İşe Girişinde Çok Uçuk bir noktada olması.
    Sendikalara gelince,
    -Benim üyem,İşçi Kardeşim işsizlikten kırılırken,zorzar iş bulduğunda “-Git 5-6 gün sonra gel işbaşı yap” denilen
    bir ülkede,S.S.K.sız İşçi çalıştıran Cumhuriyet Savcılığına falan bildirilmezken, sırf üye sayımı tespit edip,Yetki sahibi olayım diye böyle bir hükmün yasamda olması beni toplum önünde zora sokar diye neden düşünmüyorlar ?
    -Bize yakışan bu maddeden medet ummak değil,Sigortasız işçi çalıştırmaya zemin hazırlayan Önceden bildirimi kaldırıp,eskisi gibi bir ay içinde bildirime dönülsün diye S.S.K.kanununda değişiklik baskısı yapmaktır,neden demezler ?
    Değerli Meslektaşlarım,
    Hafta sekiz,gün dokuz Yaklaşım yayınlarından e-mektup gelir,kitap tanıtımı yaparlar.
    Otomatiğe bağlamışlar,devamlı geliyor.
    Sayın Şükrü Kızılot İlgili Genel Müdürü de otomatiğe bağlasa idi, 23 Aralık 2003 den sonrada birkaç kere arasa idi ne olurdu ?
    Çok kişinin,çok kurumun hatasıdır,noksanıdır EK 1 ve EK 2 deki amacına göre çok ağır olan ceza.
    Ancak kişilerin ve kurumların hatalarını sadece eleştirmek hakkım var.
    Değerli Turmob size gelince,üyenizim.Sizden isteme hakkım var.Lütfen,bu zulümden bizi kurtarın.
    Mutlu ve Uzun Yaşayınız
    Muammer Sokollu

  6. #6
    Yönetici
    Üyelik tarihi
    03.Şubat.2004
    Nereden
    Antalya, Turkey
    Mesajlar
    4,609


    Değerli Üstadım,


    Bu güzel yazı için çok teşekkür ederim. Şu ara Genel kurullar yapılmakta. Aynı soruları bizde yöneltiyoruz.


    "Ellerinden geleni yaptıklarını" söylüyorlar. Daha kötü olmaması için uğraşıyorlarmış.


    Bir yerde birisi yanlış yapıyor. Ama kim?


    Bu ara yazınızda kanunlaşırken neden karşı çıkmıyorlar diyorsunu. Sanırım ateş düştüğü yeri biz bahtsız muhasebeci leri yakıyor.


    Sevgi ve saygılarımla.
    ------------------
    Uyarı: Kişi veya kurumları eleştiri taşıyan mesajların altında eğer imza yok ise, gerekli görüldüğü zaman mesajlara forum yetkililerince uyarısız müdehale yapılacaktır.