Dönem sonu işlemleri envanter-bilanço ilişkisi


19/12/2005 09:53:43


BİZE GÖRE / Veysi Seviğ





Bilanço çok kısa bir tanımlama ile "bir işletmenin belli bir tarihte sahip olduğu varlıklar ile bu varlıkların sağlandığı kaynakları gösteren mali tablodur." Bir başka anlatımla bilanço, işletmenin belli bir andaki finansal durumunu, varlıklarını, borçlarını ve sermayesini gösteren hukuki bir vesikadır.


Türk Ticaret Yasası'nın 74'üncü maddesinde yer alan tanımlamaya göre "Bilanço, envanterde gösterilen kıymetlerin tasnifli ve karşılıklı olarak değerleri itibariyle tertiplenmiş hülasasıdır."


Bu tanımlamadan da anlaşılacağı üzere bilançonun dayanağı "envanter"dir. Bu tanım ve koşul Vergi Usul Yasası'nın 192'nci maddesinde yer almaktadır.


Bilançonun dayanağı olan envanter, bilanço gününde işletmedeki mevcutları, alacakları ve borçları kati bir şekilde ve müfredatlı olarak saymak, ölçmek, tartmak ve değerlendirmek suretiyle müfredatlı olarak tespit etmektir. (Türk Ticaret Yasası Md: 73, Vergi Usul Yasası Md: 186)


Envanter olmadan bilanço çıkartmak ve/veya düzenlemek mümkün değildir.


Bilanço çıkartmadan önce yapılacak envanter çalışmasında işletmeye dahil bulunan iktisadi kıymetlerin tümünün belirlenmesi ve envanter kapsamına alınması gerekir. Başka bir anlatımla envanter çalışmasına esas alınan "mevcutlar, alacaklar ve borçlar işletmeye dahil iktisadi kıymetleri ifade eder." (Türk Ticaret Yasası Md: 73)


İlgililerin; işletmenin iktisadi ve mali durumu hakkında mümkün olduğu kadar doğru bir fikir edinebilmeleri için envanter ve bilançoları ticari esaslar gereğince eksiksiz, açık ve kolay anlaşılır bir memleket parasına göre tanzimi lazımdır. (Türk Ticaret Yasası Md: 75)


Yasal düzenleme gereği "bütün aktifler, en çok bilanço gününde işletme için haiz oldukları değer üzerinden kaydolunur. Borsada kote edilen emtia ve kıymetler o günün borsa rayicine göre ve tahsil edilemeyen veya ihtilaflı bulunanlar müstesna olmak üzere, bütün alacaklar da itibari miktarlarına göre hesap edilir."


Vergi Usul Yasası'nın üçüncü kitabı "Değerleme" başlığını taşımakta olup "değerlemede, iktisadi kıymetlerin vergi kanunlarında gösterilen gün ve zamanlarda haiz oldukları kıymetler esas tutulur." (Vergi Usul Yasası Md: 259)


Envanter çıkartmak uzmanlık isteyen ve titiz bir çalışmayı gerektiren özel bir uğraş alanıdır.


Envanter ve bilançonun taalluk ettiği tarihe "bilanço günü" denilir. (Türk Ticaret Yasası Md: 72) Bu nedenle "Envanter defterinde işe başlama tarihinde ve müteakiben her hesap döneminin sonunda çıkarılan envanterler ve bilançolar kaydolunur ve bu tarihe bilanço günü denir." (Vergi Usul Yasası Md: 185)


Bilanço karşılıklı iki tablodan oluşmaktadır. Bilançonun sağ tarafında mevcutlar (varlıklar) paraya dönüşme hızlarına göre en çabuk paraya dönüşebilir olanlardan nakde dönüşme olanağı zaman alıcı olanlara doğru sıralanmak üzere "dönen varlıklar" ve "duran varlıklar" olarak ayırıma tabi tutularak kendi kuralları çerçevesinde yer almaktadır. Bilançonun pasifinde ise borçlar gösterilmektedir.


Bir başka anlatımla bilançonun aktif tablosunda mevcutlar ile alacaklar (ve varsa zarar) pasif tablosunda borçlar gösterilir. (Vergi Usul Yasası Md: 192)


Bilançonun pasif tablosu olarak ifade edilen bölümde işletme varlıklarının oluşumunu sağlayan kaynaklar yer almaktadır. Bu kaynakların başında "özkaynaklar" gelmektedir. Bunu takiben yabancı kaynaklar söz konusu varlıkların oluşumuna katkı sağlamış olabilir. Yabancı kaynakların da kendi içersinde "kısa vadeli yabancı kaynaklar", "uzun ve orta vadeli yabancı kaynaklar" olarak ayırıma tabi tutulması gerekmektedir.


Yasal tanımlama gereği, "Aktif yekžnu ile borçlar arasındaki fark tacirin işletmeye tahsis ettiği ana sermayeyi teşkil eder. Ana sermaye de pasif tablosuna kaydolunur ve bu suretle aktif ve pasif tabloların yekžnları denkleşir." (Türk Ticaret Yasası Md: 74) Bir başka anlatımla "Aktif toplamı ile borçlar arasındaki fark müteşebbisin işletmeye mevzuu özsermayeyi teşkil eder." (Vergi Usul Yasası Md: 192)


Bazı hallerde işletmeye konulacak en az sermaye miktarı yasal düzenleme ile belirlenmektedir. (Anonim şirketlerde en az sermaye miktarı 50 bin YTL Türk Ticaret Yasası Md: 272, limitet şirketlerde en az sermaye miktarı 5 bin YTL (Türk Ticaret Yasası Md: 507)


Ancak diğer kurum ve kuruluşlarda kooperatifler hariç olmak üzere en az sermaye koyma koşulu öngörülmemiştir. Özellikle bireysel nitelikteki ticari faaliyetlerde işletmeye tahsisi gerekli en az sermaye koşulu bulunmamaktadır.


Gerçekte bir ticari işe söz konusu işin sahibi tarafından tahsis edilen sermaye ve bu sermayenin zaman içindeki artışı ve artış kaynakları işletme için hem hukuki ve hem de ekonomik açıdan önem arz etmektedir.


Gerek Türk Ticaret Yasası ve gerekse Vergi Usul Yasası sermaye ve özsermaye tanımını bilançonun aktif toplamından borçların çıkarılması suretiyle bulunacak miktar olarak belirlemiş olup, her hal ve takdirde yedek akçeler ile k‰r özsermayenin bir unsuru olarak kabul edilmiştir. (Türk Ticaret Yasası Md: 74, Vergi Usul Yasası Md: 192)Edited by: Mustafa Gülşen