Toplam 5 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 5 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Vergi hukukunda ehliyet !

  1. #1
    Ziyaretci
    Limited şirketin 2004/mart ayında tasfiyesi tamamlandı,bildirimleri yapıldı,
    tasfiye memurunun görevi sona erdi ve şirketin tasfiye yolu ile fesih olduğu ticaret sicil gazetesinde yayınlandı,
    21/7/2005 tarihinde 350 nolu VUK Genel Tebliği yayınladı ve yeni bir uygulama başlatacağını duyurdu,
    belli bir tutar üzerindeki alış ve satışların listelendiği ba bs formları böyle başladı,
    ancak bu ilk uygulama yıllıktı, 2004 için 2005 in eylül ayı içinde bu formlar o zamanki adı form a ve form b verilmek zorunda idi,
    2004 yılında 3 ay faaliyette bulunmuş (tabi o da tasfiye döneminin son 3 ayı olduğundan hiç bir faaliyet olmayan aylar) şirket için bu formları boş olarak vememiz gerekirmiydi,
    araştırdık sorduk soruşturduk temayüllere baktık, sonunda bu formlara kim imza atacak sorusuna yanıt bulamadık ve vermedik,
    çünkü şirket artık yoktu, şirketi temsil yetkisi 2003 de tasfiye memuruna verilmişti, 2004 mart ayında da bu yetki son bulmuştu,
    aradan 2 yıl geçti ceza ihbarı tasfiye memurunun evine tebliğ edildi,
    dava açtık kazandık,vergi dairesi üst mahkemeye itiraz etti (bölge idare mahkemesi),onuda kazandık,ve olay bitti dedik, yıl 2009....
    2012 temmuzda şirket ortaklarından birinin daha sonra taşındığı İstanbuldaki evine ödeme emri gönderildi, aynı ceza için,
    vergi dairesine aynı gün dilekçe verdik dava konusu edildi ve dava sonucunda kalktı bu ceza diye,
    7 gün içinde ödeme emrinin iptali için dava açılmazsa bir daha itiraz hakkı yok ,(maliye bakanlığına itiraz hakkı var ama çok uzun yol ve ceza ödeniyor)
    o 7 gün içinde vergi dairesine hergün gittik geldik "şunu iptal edin tekrar dava mava uğraşmayalım",
    7 günde kendilerinde olması gereken dava belgelerini bulamadılar, bizim verdiklerimize güvenmediler
    ve 7.gün dava açtık, ödeme emrinin iptali için,
    şimdi asıl bombaya nihayet sıra geldi,
    tasfiye memuru bu süre zarfında izmirden ayrıldı oğlunun yanına yerleşti, zaten görevi bitmişti, taa 2004 de,ödeme emrinin de muhatabı değildi,
    biz ödeme emri evine tebliğ edilen 2004 de tasfiyesi sona ermiş şirketin ortağı olarak dava açtık,ödeme emri iptal davasını,davamız red edildi,
    nedeni "dava açanın sübjektif ehliyetinin olmaması" !!!
    evine ödeme emri tebliğ edilirken ehliyeti var,
    yarın ödeme emrindeki tutarı ödemedin diye evine haciz memuru geldiğinde ehliyeti olacak,
    ama dava açma ehliyeti yok bu 8 yıl önce tasfiyesi sona ermiş şirketin ortağının.</font></font>

  2. #2
    Ziyaretci
    tasfiye memuru bu süre zarfında izmirden ayrıldı oğlunun yanına yerleşti, zaten görevi bitmişti, taa 2004 de,
    ödeme emrinin de muhatabı değildi,
    biz ödeme emri evine tebliğ edilen 2004 de tasfiyesi sona ermiş şirketin ortağı olarak dava açtık,ödeme emri iptal davasını,davamız red edildi,
    nedeni "dava açanın sübjektif ehliyetinin olmaması" !!!
    evine ödeme emri tebliğ edilirken ehliyeti var,
    yarın ödeme emrindeki tutarı ödemedin diye evine haciz memuru geldiğinde ehliyeti olacak,
    ama dava açma ehliyeti yok bu 8 yıl önce tasfiyesi sona ermiş şirketin ortağının.

  3. #3
    Müdavim Üye
    Üyelik tarihi
    08.Temmuz.2009
    Nereden
    İZMİR
    Mesajlar
    641
    Alıntı aliismettekin Nickli Üyeden Alıntı
    Limited şirketin 2004/mart ayında tasfiyesi tamamlandı,bildirimleri yapıldı,
    tasfiye memurunun görevi sona erdi ve şirketin tasfiye yolu ile fesih olduğu ticaret sicil gazetesinde yayınlandı,
    21/7/2005 tarihinde 350 nolu VUK Genel Tebliği yayınladı ve yeni bir uygulama başlatacağını duyurdu,
    belli bir tutar üzerindeki alış ve satışların listelendiği ba bs formları böyle başladı,
    ancak bu ilk uygulama yıllıktı, 2004 için 2005 in eylül ayı içinde bu formlar o zamanki adı form a ve form b verilmek zorunda idi,
    2004 yılında 3 ay faaliyette bulunmuş (tabi o da tasfiye döneminin son 3 ayı olduğundan hiç bir faaliyet olmayan aylar) şirket için bu formları boş olarak vememiz gerekirmiydi,
    araştırdık sorduk soruşturduk temayüllere baktık, sonunda bu formlara kim imza atacak sorusuna yanıt bulamadık ve vermedik,
    çünkü şirket artık yoktu, şirketi temsil yetkisi 2003 de tasfiye memuruna verilmişti, 2004 mart ayında da bu yetki son bulmuştu,
    aradan 2 yıl geçti ceza ihbarı tasfiye memurunun evine tebliğ edildi,
    dava açtık kazandık,vergi dairesi üst mahkemeye itiraz etti (bölge idare mahkemesi),onuda kazandık,ve olay bitti dedik, yıl 2009....
    2012 temmuzda şirket ortaklarından birinin daha sonra taşındığı İstanbuldaki evine ödeme emri gönderildi, aynı ceza için,
    vergi dairesine aynı gün dilekçe verdik dava konusu edildi ve dava sonucunda kalktı bu ceza diye,
    7 gün içinde ödeme emrinin iptali için dava açılmazsa bir daha itiraz hakkı yok ,(maliye bakanlığına itiraz hakkı var ama çok uzun yol ve ceza ödeniyor)
    o 7 gün içinde vergi dairesine hergün gittik geldik "şunu iptal edin tekrar dava mava uğraşmayalım",
    7 günde kendilerinde olması gereken dava belgelerini bulamadılar, bizim verdiklerimize güvenmediler
    ve 7.gün dava açtık, ödeme emrinin iptali için,
    şimdi asıl bombaya nihayet sıra geldi,
    tasfiye memuru bu süre zarfında izmirden ayrıldı oğlunun yanına yerleşti, zaten görevi bitmişti, taa 2004 de,ödeme emrinin de muhatabı değildi,
    biz ödeme emri evine tebliğ edilen 2004 de tasfiyesi sona ermiş şirketin ortağı olarak dava açtık,ödeme emri iptal davasını,davamız red edildi,
    nedeni "dava açanın sübjektif ehliyetinin olmaması" !!!
    evine ödeme emri tebliğ edilirken ehliyeti var,
    yarın ödeme emrindeki tutarı ödemedin diye evine haciz memuru geldiğinde ehliyeti olacak,
    ama dava açma ehliyeti yok bu 8 yıl önce tasfiyesi sona ermiş şirketin ortağının.
    offf , offfffffffffffff
    adli makamlar insanın kafasını taşlara vurdurtuyorlar.
    OSMAN UYAR SMMM
    osmanuyar2003@gmail.com

  4. #4
    Moderatör
    Üyelik tarihi
    31.Aralık.2009
    Nereden
    İstanbul
    Mesajlar
    8,180
    Sn. Ali İsmet Bey

    Gerçekten anlattığınız olayları yerli film gibi okuduk. Çok ilginç olaylarla karşılaşmışsınız. B formlarının o yıllardaki eziyeti ( gerçi şimdi daha fazla ama )bir yana birde bu hukuki süreçle uğraşmak çok zor olmalı. Hukuki olarak sanırım yapacaklarınız bitmedi ama idarenin alacağına kartal vereceğine kuzu benzetmesi bu olmalı.

    Son ödeme emri T.H.......şirketi Tasfiye memuru diye tebliğ edilmedi ise yaptığınızda yanlışlık yok gibime geliyor. Temyiz aşamaları var gider misiniz bilmem ama burada paylaşırşanız memnun oluruz. Kolay gelsin.Edited by: DUMANLI

  5. #5
    Ziyaretci
    Tebligat'ın Muhatabı: TH ...... Ltd Şti Şirket Md. .... ....
    ve İkametgah Adresi: olarakta bu ortak/müdürün ev adresi yazılı ,
    tabi üst mahkemeye gideceğiz, ama gitmeden bir kez daha vergi dairesine gittik, anlattım ya 7 gün içinde hatalarını görüp öe iptalini yapamamışlardı o nedenle dava çmıştık, acaba daha sonra iptal etmişlermidir bu ödeme emrini diye baktık, hiçbir işlem yapmadıkları gibi, tahakkuk ve takip habire topu birbirine atıyorlar, tabi takip haklı tahakkuk kaldırsın bende takibi durdurayım diyor, tahakkuk servis şefi ise kendilerine tebliğ edilen mahkemenin red kararını göstererek artık bu durumda ben ödeme emri iptali yapamam diyor! sanki bir çocuk oyunu oynuyoruz.....
    Aslında şirket artık tasfiye halinde dahi değil! Yok artık bu şirket. yani tebligatı eğer varsa bir haklı alacak şirket ortaklarına yapmaları gerekir....
    bu kadarla kalsa,
    aynı vergi dairesi aynı günlerde bir başka şirkete, sigorta acentesi olduğundan hiçbir zaman kdv mükellefiyeti olmayan şirkete 2008/10/11/12. aylar için kdv beyannamesi vermemekten 3 ayrı özel usulsüzlük tarh etti, defalarca gittik geldik dilekçeler eklerinde yasa maddeleri genel tebliğ ilgili bölümleri ile ve davaya gerek olmadan iptal ettirdik cezaları .... yani bize ettik dediler , inşallah etmişlerdir.

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •