Sayfa 1 Toplam 2 Sayfadan 12 SonuncuSonuncu
Toplam 12 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 10 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: GEÇMİŞ YILA AİT FTR ÖDEMESİ

  1. #1
    Müdavim Üye
    Üyelik tarihi
    20.Eylül.2011
    Mesajlar
    1,096
    slm arkadaşlar işletme 2011 yılına ait elektrik su faturası falan ödemiş yani ödemeleri yeni. bunları gider olarak işliyormuyuz

  2. #2
    Kıdemli Üye
    Üyelik tarihi
    10.Temmuz.2012
    Mesajlar
    131


    ödemeyi bu yıl yaptıysanız elbetteki işlersiniz ama gecikme zamları faizi varsa kkeg olacak

  3. #3
    Kıdemli Üye
    Üyelik tarihi
    10.Temmuz.2012
    Mesajlar
    131


    cari hesaplarda da aynı mantık yokmu adama geçen sene fatura kestiniz size bu sene ödeme yaptı kimiside yıllar sonra bile ödeme yapabiliyor siz 2011 de mahsup olarak işleyip alacaklandırdıysanız faturaları bu sene de ödemesini yapar kapatırsınız hesabı olur biter ama 2011 de ödemeyiyapıp kaydı unutsaydınız o zzaman hepsini kkeg yazardınız

  4. #4
    Müdavim Üye
    Üyelik tarihi
    26.Mayıs.2009
    Mesajlar
    670
    Alıntı smmci Nickli Üyeden Alıntı

    ödemeyi bu yıl yaptıysanız elbetteki işlersiniz ama gecikme zamları faizi varsa kkeg olacak
    Merhabalar,

    2011 yılına ait giderlerin ödeme makbuzlarını gider olarak kanımca işleyemezseniz. Bu giderlerin faturaları 2011 yılına ait, ki ödeme makbuzları fatura yerine de geçmez


    İyi Çalışmalar

  5. #5
    Banned
    Üyelik tarihi
    24.Nisan.2012
    Mesajlar
    1,090


    TELEFON, ELEKTRİK, SU VE DOĞALGAZ FATURALARININ
    GİDERLEŞTİRİLMESİ VE BU FATURALARDA GÖSTERİLEN KDV’NİN İNDİRİMİ
    </font></span>
    <div ="Secti&#111;n1">
    <b style="mso-bidi-font-weight: normal;"> </font></span>[/b]
    <b style="mso-bidi-font-weight: normal;"> </font></span>[/b]
    <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">I. GİRİŞ </font></span>[/b]
    </font></span>
    Türk vergi sistemi yıllardır eleştirilere hedef olmakta ve
    sistemin içinde yer alan mevzuat sık sık değiştirilmektedir. Bu itibarla,
    gelinen noktada vergi sisteminden arzu edilen sonuçlar henüz tam olarak
    alınabilmiş değildir. Giderler ve KDV de indirim konuları halen tartışılan
    konular arasında yer almaktadır. Diğer bir ifade ile; mükelleflerin vergi
    matrahlarının tespitinde gider olarak kabul edilecek harcamalar, gider olarak
    kabul edilmeyecek harcamalar, hangi tür harcama ve alımların KDV’sinin indirim
    konusu yapılıp yapılamayacağı tartışması devam etmektedir. </font></span>
    </font></span>
    Yukarıdaki konu kapsamında; işletmelerin haberleşme ve
    enerji giderlerinde önemli bir vergilendirme sorunu yaşanmaktadır. Şöyleki;
    işletmelerin telefon, su, elektrik ve doğalgaz faturalarının giderleştirilmesi
    ve bu faturalarda gösterilen KDV’nin indirimi yazımızın konusunu oluşturacaktır.
    Öte yandan konunun giderleştirilmesi ile KDV’sinin indirimi paralellik arz
    ettiğinden birlikte değerlendirilmesinde fayda görülmektedir. </font></span>
    </font></span>
    <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">II</font></span>[/b]. </font><b style="mso-bidi-font-weight: normal;">TELEFON, ELEKTRİK, SU VE DOĞALGAZ
    FATURALARININ GİDERLEŞTİRİLMESİ VE BU FATURALARDA GÖSTERİLEN KDV’NİN İNDİRİMİ
    </font>[/b]</span>

    <b style="mso-bidi-font-weight: normal;"> </font></span>[/b]
    <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">1. Telefon, Elektrik, Su</font></span>
    </font></span></span>ve Doğalgaz Faturalarının Giderleştirilmesi
    </font></span>[/b]
    <b style="mso-bidi-font-weight: normal;"> </font></span>[/b]
    Telefon, elektrik, su ve doğalgaz faturaları Vergi Usul
    Kanunu’nda düzenlenen "fatura ve benzeri belgeler’’ kapsamında
    nitelendirilmektedir. Yukarıda belirtilen belgelerin bazılarının üzerinde ‘’VUK
    hükümleri ve yönetmeliklerine tabi değildir." ibaresi bulunması, bu belgelerin
    fatura ve benzeri olma niteliğini ortadan kaldırmamaktadır. Belgelerin, üzerinde
    bu ibarenin bulunmasının nedeni, belgelerin basım ve kullanımındaki bazı
    formalitelerin ortadan kaldırılmasıdır. </font></span>
    </font></span>
    Söz konusu giderler açısından en önemli özellik, bu
    giderlerin tahakkuk esasına göre gayri safi kazançtan düşülmesidir. Aynı zamanda
    bu giderler açısından vergilendirmede dönemsellik ilkesi esastır. Bu tür
    giderlerin tahakkuk ettikleri dönemde, ilgilendirdikleri dönem gideri
    yazılabilir. Birden fazla dönemi ilgilendiren giderlerin gelecek dönemler için
    aktifleştirilmeleri gerekir. Bu tür giderlerde dönemsellik ilkesinin
    istisnasını, giderlerin ait oldukları dönem içinde alacaklı kamu kuruluşları
    tarafından tahakkuklarının bildirilmediğinde, ödendikleri yılda gider
    yazılabileceği durumu oluşturmaktadır.</font></span>
    </font></span><b style="mso-bidi-font-weight: normal;">(1)</font></span> </font></span>[/b]</span><b style="mso-bidi-font-weight: normal;">
    </font>[/b]</span>
    <b style="mso-bidi-font-weight: normal;"> </font></span>[/b]
    Telefon, elektrik, su ve doğalgaz giderlerinde, yukarıda
    belirtilen dönemsellik ilkesi haricinde bunların işletmenin aktifinde kayıtlı
    olmaları veya sözleşmelerinin işletme adına düzenlenmiş olmaları da ikinci bir
    özellik olarak karşımıza çıkmaktadır. Uygulamada yasal prosedürler nedeniyle
    kira ile temin edilen işyerine ait su, elektrik, doğalgaz ve telefon
    aboneliklerinin çoğunlukla mal sahibi adına olduğu ve bu tür giderlere ait
    faturaların yine mal sahibi adına düzenlendiği, ancak kiralayan işletme
    tarafından kullanıldığı ve bedellerinin ödendiği görülmektedir. Bize göre; bu
    konuda mükellefler adına düzenlenmeyen faturalarda yer alan adresin kullanılan
    işyeri ile aynı olması, hizmetten bu adreste yararlanılması, harcamanın yapılan
    iş ile uyumlu olması hususları göz önünde tutularak bu tür harcamalar gider
    yazılabilmelidir. </font></span>
    </font></span>
    Ancak,</font><b style="mso-bidi-font-weight: normal;"> c</font>[/b]ep ve araç telefonlarına ilişkin giderlerin ticari kazancın
    tespitinde indirilecek gider olarak dikkate alınabilmesi için, bu telefonların
    işletme aktifine kayıtlı olması gerekir. Bu durumda, işletmenin aktifine kayıtlı
    olmayıp, işletme sahibinin şahsına kayıtlı cep telefonuna ilişkin haberleşme
    ücretinin gider olarak kaydedilmesi mümkün değildir. </font></span>
    </font></span>
    Maliye Bakanlığı’nca 24.03.1999 tarih, 11976 sayılı özelgesi
    ile, </font></span>

    </font></span>
    ·</font></span> </font></span><i style="mso-bidi-font-style: normal;">“İşletmenin aktifine kayıtlı olan özel araç telefonları ile
    ( kiralama yoluyla edinilen veya işletmeye dahil olan taşıtlara bağlı ) cep
    telefonlarına ilişkin haberleşme giderlerinin ticari kazancın elde edilmesi ve
    idamesi ile açık ve doğrudan bir bağının bulunması, yapılan işin mahiyetine
    uygun olması ve iş hacmi ile mütenasip olması halinde ticari kazancın tespitinde
    gider olarak indirilmesi mümkündür. Bu durumda, işletmenin aktifine kayıtlı
    olmayıp, işletme sahibinin şahsına kayıtlı cep telefonuna ilişkin haberleşme
    ücretinin gider olarak kaydedilmesi mümkün değildir.” </font></span>[/i]
    <b style="mso-bidi-font-weight: normal;"> </font></span>[/b]
    Şeklinde idari görüş belirtilmiştir. </font></span>
    <b style="mso-bidi-font-weight: normal;"> </font></span>[/b]
    <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">2.Telefon, Elektrik, Su </font></span> </font></span></span>ve Doğalgaz Faturalarında Gösterilen KDV’nin İndirimi
    </font></span>[/b]
    <b style="mso-bidi-font-weight: normal;"> </font></span>[/b]
    KDV Kanunu’nun 29/1-a maddesinde, mükelleflerin kendilerine
    yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak fatura veya benzeri
    belgelerde gösterilen KDV’yi indirebilecekleri hükme bağlanmıştır. Öte yandan,
    Vergi Usul Kanunu’nun 227. maddesinde, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça bu
    Kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait
    kayıtların tevsikinin zorunlu olduğu belirtilmiş, 230. maddesinde ise faturada
    bulunması gereken asgari bilgiler; </font></span>
    </font></span>
    ·</font></span> </font></span>Faturanın düzenlenme tarihi, </font></span>
    ·</font></span> </font></span>Faturayı düzenleyenin adı, varsa ticaret unvanı, iş adresi,
    bağlı olduğu vergi dairesi ve hesap numarası </font></span>
    ·</font></span> </font></span>Müşterinin adı, ticaret unvanı, adresi, varsa vergi dairesi
    ve hesap numarası, </font></span>
    ·</font></span> </font></span>Malın veya işin nevi, miktarı, fiyatı ve tutarı,
    </font></span>
    ·</font></span> </font></span>Satılan malların teslim tarihi ve irsaliye numarası...
    </font></span>
    </font></span>
    Şeklinde sıralanmıştır. </font></span>
    </font></span>
    Buna göre, telefon, elektrik, su ve doğalgaz faturası VUK’da
    düzenlenen belgeler niteliğinde olduğundan bu belgelerde gösterilen KDV’nin
    indirilmesi mümkündür. Bu hükümlere göre; ticari faaliyetle ilgili olarak
    yapılan elektrik, telefon, su ve doğalgaz tüketimlerine ait faturaların
    kayıtlarda gösterilebilmesi ve KDV indirimi için, Vergi Usul Kanunu’nun 227 ve
    230. maddelerine göre bu faturaların mükellef adına düzenlenmiş olması gerekir.
    Aksi halde, mükellef adına düzenlenmeyen faturaların kayıtlarda gösterilmesi, bu
    belgelerin gider belgesi olarak kabulü ve bu belgelere dayanılarak KDV indirimi
    yapılması mümkün değildir. Dolayısıyla, su, elektrik, telefon ve doğalgaz
    faturalarının mükellef adına düzenlenebilmesi ise, ancak bunlara ait
    aboneliklerin kendi adlarına olması halinde mümkün bulunmaktadır.
    </font></span><b style="mso-bidi-font-weight: normal;">(2)</font></span>[/b]</span><b style="mso-bidi-font-weight: normal;">
    </font>[/b]</span>
    <b style="mso-bidi-font-weight: normal;"> </font></span>[/b]
    Ancak, uygulamada yasal prosedürler nedeniyle kira ile temin
    edilen işyerine ait su, elektrik, doğalgaz ve telefon aboneliklerinin mal sahibi
    adına olduğu ve bu tür giderlere ait faturaların yine mal sahibi adına
    düzenlendiği görülmektedir. Yukarıda da ifade edildiği üzere mükelleflerin kendi
    adlarına düzenlenmeyen faturalardaki KDV’yi indirmeleri mümkün değildir. Ancak,
    bunun aksi yönünde, faturada yer alan adresin işyeri ile aynı olması, hizmetten
    bu adreste yararlanılması hususları göz önünde tutularak bu tür harcamaların
    yukarıda belirtildiği gibi gider yazılabileceği ve dolayısıyla KDV’sinin de
    indirilebileceği</font></span>
    </font></span></span>şeklinde görüşlerde bulunmaktadır. </font></span>
    </font></span>
    Maliye Bakanlığı’nın, 26.05.1997 tarih, 21499 sayılı
    Özelgesi ile, </font></span> </font></span></span> </font></span>
    </div>
    </font>
    <div ="Secti&#111;n1">
    ·</font></span> </font></span><i style="mso-bidi-font-style: normal;">“Ticari faaliyetle ilgili olarak yapılan elektrik, telefon,
    su vb. harcamalara ait gider belgelerinin VUK’un 227 ve 230. maddelerine göre
    mükellef adına düzenlenmiş olması halinde kayıtlarda gösterilmesi mümkün
    olduğundan, mükellef adına düzenlenmeyen ve kayıtlarda gösterilmesi mümkün
    olmayan faturadaki KDV’nin indirilmesi kanunen mümkün değildir.”
    </font></span>[/i]
    <i style="mso-bidi-font-style: normal;"> </font></span>[/i]
    Şeklinde idari görüş bildirilmiştir. </font></span>
    </font></span>
    Ancak, Danıştay’ın bu konuda verilmiş iki farklı kararı
    bulunmaktadır. Bu kararların özetleri ise aşağıdadır. </font></span>
    </font></span>
    Dn. 9.D.nin 12.05.1994 tarih, ve E.1993/2695, K.1994/2333
    sayılı Kararı; </font></span>

    </font></span>
    ·</font></span> </font></span><i style="mso-bidi-font-style: normal;">“Satın alınan emtiaya ait KDV’nin indirilebilmesi için
    emtiaya ait alış faturasının mükellef adına düzenlenmesi gerekmekte ise de,
    KDV’nin yansıtmalı bir vergi olduğu ve VUK’un 3. maddesi hükmü dikkate
    alındığında fatura başka bir şahıs adına düzenlense dahi, bu fatura veya benzeri
    belgede gösterilen KDV’nin, mal veya hizmetin gerçek alıcısı tarafından indirim
    konusu yapılması gerekir.’</font></span>[/i] </font></span>
    </font></span>
    Dn.11.D.nin 04.02.1997 tarih, ve E.1995/5250, K.1997/389
    sayılı Kararı; </font></span>

    </font>
    ·</font></span> </font></span><i style="mso-bidi-font-style: normal;">“Mükelleflerin kendi adlarına düzenlenmeyen faturalardaki
    KDV’yi indirmeleri mümkün değildir.” </font></span>[/i]
    <i style="mso-bidi-font-style: normal;"> </font></span>[/i]
    Bu şekilde işletmede tüketilmekle birlikte abonelik
    nedeniyle faturası mal sahibi adına düzenlenen elektrik, su, telefon ve doğalgaz
    giderlerine ait KDV’nin, gerçekte bu giderlere katlanan mükelleflerce
    indirilebilmesi, ancak adına fatura düzenlenen mal ve hizmetin gerçek alıcısı
    olan mükellefe aynı tutarda fatura düzenlenmesi (masraf aktarımı) veya adına
    fatura düzenlenen mal sahibinin gerçek usulde vergi mükellefi olmaması halinde
    bu mal ve hizmetlerin gerçek yüklenicisi olan mükelleflerce aynı tutarda KDV’si
    de ayrıca gösterilmek suretiyle mal sahibi adına gider pusulası düzenlenmesi
    halinde mümkün olabilecektir. Aksi halde, bu tür işlemlerde KDV indirimi
    yapılamayacaktır. </font></span><b style="mso-bidi-font-weight: normal;">(2)</font></span>[/b]</span> </font></span>
    <b style="mso-bidi-font-weight: normal;"> </font></span>[/b]
    Ancak, </font><b style="mso-bidi-font-weight: normal;">c</font>[/b]ep ve araç telefonlarına ilişkin faturalarda gösterilen KDV’nin
    indirim konusu yapılabilmesi için, bu telefonların işletme aktifine kayıtlı
    olması gerekir. Bu durumda, işletmenin aktifine kayıtlı olmayıp, işletme
    sahibinin şahsına kayıtlı cep telefonuna ilişkin haberleşme ücretinin gider
    olarak kaydedilmesi mümkün değildir. </font></span>
    </font></span>
    <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">3.Telefon, Elektrik, Su ve Doğalgaz Faturalarının Geç
    Ödenmesi Halinde Uygulanan Gecikme Zammının Gider Kaydı ve KDV İndirimi
    </font></span>[/b]
    <b style="mso-bidi-font-weight: normal;"> </font></span>[/b]
    Bilindiği üzere, safi kazancın tespitinde indirilecek ve
    indirilemeyecek giderler, GVK’nın 40 ve 41. maddelerinde sayılmıştır. Sözü
    edilen 40. maddenin üç numaralı bendinde, işle ilgili olmak şartıyla
    mukavelenameye veya ilama veya kanun emrine istinaden ödenen zarar, ziyan ve
    tazminatların safi kazancın tespitinde indirilecek gider olarak dikkate
    alınacağı belirtilmiştir. Anılan Kanun’un 41. maddesinin beş numaralı bendinde
    ise, her türlü para cezaları ve vergi cezaları ile teşebbüs sahibinin
    suçlarından doğan tazminatların gider olarak indirilemeyeceği hükme bağlanmış,
    aynı bendin parantez içi hükmünde ise, akitlerde ceza şartı olarak derpiş edilen
    tazminatların cezai mahiyette tazminat sayılmayacağı belirtilmiş bulunmaktadır.
    </font></span>
    </font></span>
    6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında
    Kanun’un “Kanunun Şümulü” başlıklı 1. maddesinde; </font><b style="mso-bidi-font-weight: normal;"><i style="mso-bidi-font-style: normal;">“Devlete, vilayet hususi idarelerine ve belediyelere ait vergi,
    resim, harç, ceza tahkik ve takiplerine ait muhakeme masrafı, vergi cezası, para
    cezası gibi asli, gecikme zammı, faiz gibi fer’i amme alacakları ve aynı
    idarelerin akitten, haksız fiil ve haksız iktisaptan doğanlar dışında kalan ve
    amme hizmetleri tatbikatından mütevellit olan diğer alacakları ile; bunların
    takip masrafları hakkında bu kanun hükümleri tatbik olunur”</font>[/i][/b] denilmektedir. </font></span>
    </font></span>
    Kurum alacaklarının zamanında ödenmemesi halinde bu
    alacaklara 6183 sayılı Kanun’un 51. maddesine göre gecikme zammı hesaplanacağı
    ve birlikte tahsil edileceği yönünde yer alan düzenlemeler ise kurum
    alacaklarında uygulanacak mali müeyyideyi belirtmektedir. Dolayısıyla, ticari
    akitlerden doğan alacaklar 6183 sayılı Kanun kapsamında değildir. Elektrik, su,
    telefon ve doğalgaz hizmetlerini sunan kurumların kamu kurum ve kuruluşları ile
    belediyelere ait olması durumu değiştirmemekte, bu kuruluşlara ait olan
    alacakların kamu alacağı niteliğinde olduğunu göstermemektedir. Çünkü,
    belirtilen türden tüketimlerin yapılabilmesi ancak, ilgili kurum ile sözleşme
    yapılmasına bağlıdır ve bundan doğan alacaklar da akitten doğan alacaktır. Bu
    nedenle, belirtilen kurumaların alacaklarının 6183 sayılı Kanuna göre takip ve
    tahsili söz konusu değildir. Yapılan sözleşmelerde, tüketim bedelinin süresinde
    ödenmemesi halinde uygulanacak yaptırım belirlenmekte ve bunu her iki taraf da
    kabul etmektedir. Dolayısıyla, bu tür ödemelerin süresinde yapılmaması halinde
    ödenen gecikme zamları bir akde dayanmaktadır. </font></span><b style="mso-bidi-font-weight: normal;">(3) </font></span>[/b]</span>
    </font></span>
    Maliye Bakanlığı’nın 14.06.2001 tarih ve 32996 sayılı
    Özelgesi ile; </font></span>

    <b style="mso-bidi-font-weight: normal;"> </font></span>[/b]
    <b style="mso-bidi-font-weight: normal;"> </font></span></span>“PTT ve TEAŞ gibi kurumların kamu kuruluşu olmasının bu
    kuruluşlara ait alacakların kamu alacağı niteliğinde olduğunu göstermeyeceği, bu
    kurumların alacaklarının 6183 sayılı Kanuna göre takip ve tahsilinin mümkün
    olmadığı, elektrik, su ve telefon faturalarının süresinde ödenmemesi nedeni ile
    alınan gecikme zamlarının işle ilgili olarak mukavelenameye göre ödenen tazminat
    olarak nitelendirilmesi gerektiği ve kurum kazancının tespitinde gider olarak
    yazılmasının mümkün olduğu” </font></span>[/b]
    </font></span>
    <b style="mso-bidi-font-weight: normal;"> </font></span></span>“Telefon, elektrik, su, doğalgaz iletim ve dağıtım
    kuruluşlarına gecikme bedeline bağlı olarak ödenen katma değer vergisinin
    indirim konusu yapılması mümkün bulunmaktadır. Ancak, bu indirim yapılırken
    Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 58. maddesi hükmünün de dikkate alınacağı
    tabiidir.” </font></span>[/b]
    </font></span>
    Şeklinde idari görüş belirtmiştir. </font></span>
    </font></span>
    Bu tür ödemelerin süresinde yapılmaması</font></span>
    </font></span></span>halinde ödenen gecikme zamları bir akde dayanmakta ve medeni
    ve ticari akitlerden doğan alacaklar da 6183 sayılı kanun kapsamına girmemekte,
    adı geçen kanun’a göre takip ve tahsili söz konusu olmamaktadır. Elektrik, su
    doğalgaz bedellerinin geç ödenmesi nedeniyle uygulanan gecikme zamları işle
    ilgili olarak mukavelenameye göre ödenen tazminat niteliğinde olmaktadır.
    </font></span><b style="mso-bidi-font-weight: normal;">(4)</font></span>[/b]
    </font></span></span>
    <b style="mso-bidi-font-weight: normal;"> </font></span>[/b]
    <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">4.Telefon, Elektrik, Su ve Doğalgaz Faturalarının Sonraki
    Yılda Gelmesi Halinde Giderleştirilmesi ve KDV indirimi: </font></span>[/b]
    </font></span>
    GVK’nın 40/1. bendine göre, ticari faaliyetle ilgili olarak
    yapılan ve indirimi mümkün olan giderlerin, ilgili bulunduğu yılın ticari
    kazancının tespitinde dikkate alınması gerekmektedir. Uygulamada, Aralık ayına
    ait telefon, elektrik, su ve doğalgaz faturaları ancak izleyen yılın Ocak veya
    Şubat aylarında mükelleflere intikal edebilmektedir. Bu durum ise, bu
    faturalardaki tüketim bedellerinin hangi yılın gideri olarak dikkate alınacağı
    ve KDV’lerinin indirilip İndirilemeyeceği sorununu doğurmaktadır.
    </font></span>
    </font></span>
    Ticari kazancın tespitinde ise tahakkuk esası geçerli
    bulunmaktadır. Bu esasa göre, bir giderin safi kazancın tespitinde indirim
    konusu yapılabilmesi için mahiyet ve tutar itibariyle kesinleşmiş olması
    yeterlidir. Buna göre, bir yılda tüketilen telefon, elektrik, su ve doğalgaz
    hizmetlerine ilişkin bedeller o yılın 31.12 tarihi itibariyle tahakkuk etmiş
    olduğundan, bu giderlere ilişkin faturalar daha sonraki bir tarihte (yılda)
    düzenlenmiş olsa dahi, o yıla ilişkin olarak beyan edilecek ticari kazancın
    tespitinde dikkate alınması gerekmektedir. Ancak, faturaların ilgili yıl
    hesapları kapatıldıktan sonra düzenlenmesi halinde, ilgili yılda kazancın
    tespitinde dikkate alınmayan bu faturaların, düzenlendiği dönemin ticari
    kazancının tespitinde esas alınması mümkün bulunmaktadır. </font></span><b style="mso-bidi-font-weight: normal;">(2) </font></span>[/b]</span>
    <b style="mso-bidi-font-weight: normal;"> </font></span>[/b]
    Maliye Bakanlığı’nın 18.04.2000 tarih, ve
    B.07.0.GEL.0.40/4041-47 Sayılı Özelgesi İle; </font></span>

    </font>
    ·</font></span> </font></span><i style="mso-bidi-font-style: normal;">“Yılın son aylarında tüketilen elektrik, su, haberleşme ve
    doğalgaz hizmetlerine ait faturalar, izleyen yılın Ocak ve Şubat aylarında
    düzenlendiğinden, bu faturalardaki KDV, faturaların defterlere kaydedildiği Ocak
    veya Şubat aylarında indirim konusu yapılabilecektir” </font></span>[/i]
    <i style="mso-bidi-font-style: normal;"> </font></span>[/i]
    Şeklinde idari görüş belirtmiştir. </font></span>
    <i style="mso-bidi-font-style: normal;"> </font></span>[/i]
    Danıştay’ında bu konudaki bazı kararlarının özetleri
    aşağıdaki gibidir. </font></span>

    </font></span>
    Dn.4.D.nin 24.02.1982 tarih, ve T.E.1981/1436, K.1982/242
    sayılı Kararı; </font></span>
    </font></span>
    ·</font></span> </font></span><i style="mso-bidi-font-style: normal;">“Geçmiş yıllara ilişkin olarak ödenen elektrik bedeli,
    ödendiği yıl hesaplarına gider yazılabilir” </font></span>[/i]
    </font></span>
    Dn.4.D.nin 19.12.1979 tarih, ve T.E.1978/3109, K.1979/3541
    sayılı Kararı; </font></span>
    </font></span>
    ·</font></span> </font></span><i style="mso-bidi-font-style: normal;">“Elektrik ve su masraflarının ilişkin olduğu yıl değil
    ödendiği yıl hesaplarına gider yazılması gerekir” </font></span>[/i]
    </font></span>
    Dn.4.D.nin 10.06.1971 tarih, ve T.E.1970/6367, K.1971/4784
    sayılı Kararı; </font></span>
    </font></span>
    ·</font></span> </font></span><i style="mso-bidi-font-style: normal;">“Bir evvelki yılda kullanılan elektrik masraflarının bir
    sonraki yılda ödenmesi sebebiyle ödendiği yılda gider yazılması doğrudur”
    </font></span>[/i]
    </font></span>
    <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">III. SONUÇ </font></span>[/b]

    </font></span></span>
    <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Telefon, Elektrik, Su ve Doğalgaz Faturalarındaki Tüketim
    Bedeli; </font></span>[/b]
    <b style="mso-bidi-font-weight: normal;"> </font></span>[/b]
    Vergi idaresi, belirtilen türden tüketim bedellerinin
    süresinde ödenmemesini, teşebbüs sahibinin şahsi kusuruna dayandırmak suretiyle
    ödenen gecikme zam ve faizlerini indirilecek gider olarak dikkate almaması
    görüşünü değiştirerek elektrik, telefon, su ve doğalgaz faturalarının süresinde
    ödenmemesini işle ilgili olarak mukavelenameye göre ödenen tazminatlar olarak
    nitelendirmesi ve bu nedenle kurum kazancının tespitinde gider olarak
    yazılmasını mümkün olduğunu görüşünü benimsemiş bulunmaktadır.
    </font></span> </font></span></span> </font></span>
    <b style="mso-bidi-font-weight: normal;"> </font></span>[/b]
    ·</font></span> </font></span>Dönemsellik ilkesine bağlı olarak ödendiği yıl ve zamanda
    </font><b style="mso-bidi-font-weight: normal;">gider</font>[/b] </font><b style="mso-bidi-font-weight: normal;">yazılmalıdır</font>[/b].
    Cep ve araç telefonları hariç diğerlerinde işletme (mükellef) adına abonelik ve
    fatura şartı aranmamalıdır. Söz konusu harcamaların geç ödenmesi halinde gecikme
    zamları da (sözleşmeye dayandığından) gider olarak kabul edilmelidir.
    </font></span>
    <b style="mso-bidi-font-weight: normal;"> </font></span>[/b]
    <b style="mso-bidi-font-weight: normal;">Telefon, Elektrik, Su ve Doğalgaz Faturalarındaki Katma
    Değer Vergisi; </font></span>[/b]
    </font></span>
    3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29/1. maddesine
    göre mükellefler, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma
    değer vergisinden; bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin
    olarak kendilerine yalpan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak
    düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen</font></span>
    </font></span></span>katma değer vergisini indirebilirler. Öte yandan, aynı
    Kanun’un 30/d maddesinde, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre kazancın
    tespitinde indirimi kabul edilmeyen giderler dolayısıyla ödenen KDV’nin indirim
    konusu yapılamayacağı hükme bağlanmıştır. </font></span>
    </font></span>
    ·</font></span> </font></span>Dönemsellik ilkesine bağlı olarak, ödendiği yıl ve zamanda
    </font><b style="mso-bidi-font-weight: normal;">indirim</font>[/b]
    </font><b style="mso-bidi-font-weight: normal;">konusu yapılmalıdır</font>[/b]. Tümünün abonelik ve faturaların işletme (mükellef) adına olması
    şartı aranmalıdır. Söz konusu harcamaların geç ödenmesi halinde gecikme
    zamlarının KDV’si de (sözleşmeye dayandığından) indirim konusu yapılmalıdır.
    </font></span>
    </font></span>
    </font></span>
    Bu açıklamalara göre, elektrik, telefon, doğalgaz ve su
    tüketim bedellerinin zamanında ödenmemesi nedeniyle ödenen gecikme zamlarının,
    işle ilgili olarak mukavelenameye göre ödenen tazminat olarak değerlendirilmesi
    ve GV ve KV matrahının tespitinde indirilecek gider olarak dikkate alınması ve
    KDV’sinin de indirilmesi uygun olacaktır</font></span>
    </div>

  6. #6
    Banned
    Üyelik tarihi
    24.Nisan.2012
    Mesajlar
    1,090


    saın dolunay ödeme makbuzu tek başına yeterli değildir 2011 yılında faturanın işlenmiş olması gerekmektedir ama her ne hikmetse çöğu işletme elektrik telefon su doğalgaz internet vb faturalarını hiç takip etmez hem giderleştiremez hemd ekdv den faydalanamaz işverenlerin daha temkinli olması muhasebecilerinde gerekli uyarıları yapması gerekmektedir.

  7. #7
    Müdavim Üye
    Üyelik tarihi
    20.Eylül.2011
    Mesajlar
    1,096
    ADMALARA SÖYLÜYORUZ AMA FATURA GETİREN OLMUYOR PTT MAKBUZLARI YADA ÖZEL TAHSİLAT MERKEZLERİNİN MAKBUZLARINI GETİRİYORLAR BUNLARI İŞLEMEMELİMİYİZ. BİZ BU MAKBUZLARA DAYANARAK GİDER YAZIYORUZ. ADAMLAR FATURA FALAN GETİRMİYORLAR.ARTIK ESKİSİ GİBİ POSTA İLE FATURALAR GELMEDİĞİNDEN MÜKELLEFTE UĞRAŞMIYOR.


  8. #8
    Müdavim Üye
    Üyelik tarihi
    20.Eylül.2011
    Mesajlar
    1,096
    ŞİMDİ ELİME ULAŞTI MESELA ADAM VADAFONE FATURASI NI ADAFONE ÖDEME MERKEZİNE YATIRMIŞ ORTADA FATURA YOK SLİP VAR. SLİBİ GÖNDERMİŞ BUNU NE YAPACAĞIZ ŞİİMDİ.


  9. #9
    Müdavim Üye
    Üyelik tarihi
    29.Temmuz.2011
    Nereden
    GAZİANTEP
    Mesajlar
    587
    Benimde hep kafamı karıştıran konulardan bir tanesi peki burada tahakkuk esesı mı tahsil esası mı geçer li ? mesela fatura tarihi 7.ay fakat son ödeme tarihi 8.ay da ve bu fatura 8.ayda ödenecek bunu 7.aya mı yoksa 8.aya mı işlemek daha uygun olur.

  10. #10
    Banned
    Üyelik tarihi
    24.Nisan.2012
    Mesajlar
    1,090


    ne güzel işte mükellef uğraşmıyorsa siz de uğraşmayın olsun bitsin adama güzelce deyin ki alın bu ödeme makbuzlarınızı çekmecenize koyun Eğer faturaları her ay düzenlişekilde getirmezsenşz hem indirimden hemde kdv den faydalanamazsınız paranızı çöpe atmış olursunuz kanunen yasak bir şey yapamayız deyin bakın nasıl tutuşup telefonla geriye dönük bütük faturalarını müşterihizmetlerinden istiyorlr görün kuruşun hesabını yaparlar muhasebeye ödeme yapmamak için 40 takla atarlar ama böyle de abuk sabuk iş yaparlar

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •